|
08 Ocak 2010, Cuma
saat: 01:56
Aslında bunu yazmamak için zor tuttum ama yazmak gerek... 2009 geçti üzerimden günce, neler geçti, neleri geçirdi biliyorsun. Bir yalancı çoban vakası geçti... Bir dünya yalan geçirdi bünyeye... Şöyle bir bakıyorumda eski yazdıklarıma, öyle kanıksamışımki, öyle nasırlaşmışşımki o büyük sancıları okurken sadece yutkunuyorum okurken, ne gözden düşen bir damla, ne kalbimde bir titreme... "her unuttum demek, bir hatırlayıştır." Unutmadım bende seni değil ama okuyunca böbürlenme... Yalanalarını unutmadım. İsminle güncemi kirltemek istemiyorum. Ama karaktersizliğine uygun bir lakapda bulamıyorum. Yalancı çoban senin için çok sevimli kalıyor keza... bok çukuru iyi mesela. battıkça battığın, seni içine çeken, kurtulmak için çırpındıkca daha çok bulandığın. -bi yer gidersen,irtibatı kesersen ağzına sıçarım biliyosun. hassiktir ordan amik!(yeni öğrendim bayıldım) ha dur evet unutmadım yalanaları, yaptıklarını, yedek kulübesindeki yerime beni zamkladığını vs.... birileri seni sevsin istiyorsun demek âla! ama okuduğun hangi kitapta sevene zulmü gördün! sen ki, bunun acısı bilen!:D YALNIZ SENİ SEVENLERİ SEVMEK SEVGİ DEĞİL DEĞİŞ-TOKUŞTUR.... anlayana tabi buda.... neyse... ve bok çukuru; sanmaki pimanlık mutluluk kadar ırak.... | ||
|
|
||