08 Ocak 2010, Cuma
saat: 18:37


Kürsünün yanına vardığım anda gözlerim karardı. Zilyon kez sunum yapmışlığım vardı lakin ilk kez içerisinde bulunduğum halde yabancı olduğum bir topluluğa, üstelik onların hiçte sallamayacakları bir konuyu, Eğitimin Felsefi Temelleri'ni anlatacaktım.

Daha bismillah, konuya giriş bile yapmadan hocayla takışmış olmam, onun için olmasa bile, öğrencilerin takdirini toplamış, ağzımdan çıkanlara dikkat kesilmişlerdi.

Sunum için pek çalışmamıştım ama konu hakkında az çok fikrim vardı. Hatırlamış olduğum çat pat akademik bilgiyi aktardıktan sonra, hocamızın (sanırım) pek sevdiği yavşak Platon ve onun tırt idealizmine biraz geçirip, ucundan kıyısından pragmatizmi över gibi yaptım. Tüm bunların ardından birde Birgül'ün ve bir kaç kişinin daha hocayla benden beter kavga etmesi gecemizi şahlandıran hareket oldu.

Ve gariptir;

Bunca yıllık öğrenciyim, ilk kez bir sunumumun ardından alkış aldım!

Tam "Noluyoruz yaa?" diye düşünürken sırayla üstüme üstüme gelip tebrik etmeye de başladılar!

İlginç bir geceydi.

istanbul
hosting