|
09 Ocak 2010, Cumartesi
saat: 19:00
""... Yüzünü buruşturdu. sağdı daha, herşey elindeydi ipi boynundan çıkarabilir, bir süre daha bekleyebilir, kaçabilir, karakola gidebilir, konağı yakabilirdi. Dayanılacak gibi değildi bu özgürlük..." Yusuf Atılgan / Anayurt Oteli Şu kavramlar silsilesinin en anlatılmazı ataletmiş. Aslında tek kelime söylemeden de anlaşılabilirdi - anlaşılmıştı çünkü oradan biliyorum- ancak anlayabilecek durumları yoktu. Yanılmamışım, bir insan bir kere pişman olurmuş hayatında gerçekten. Geri kalan her şeyin bir sebebi varmış aslında. O pişmanlık unutulmaz, ömür boyu yapışırmış insanın yakasına, geri kalan her şey yol aldıkça düşermiş. Zaman aşımına uğramayan tek şey pişmanlıkmış yani. Modern çağın hastalığı; atalet. Bir depresyon belirtisi. Herkes muzdarip. Ancak bir o kadar da hoşgörüsüzlükle karşılanan şey. Neyse, diyorum, çok ahlaktan değil de, şimdi daha özgür olduğumdan biliyorum; ders aldım uzun zaman sonra. Aha da bunu unutmayacağım işte. Attığım her adımdan gurur duymasam da, arkasındayım. | ||
|
|
||