09 Ocak 2010, Cumartesi
saat: 22:30


Düşeş Manifesto

-Sevişirken tüm yasaklı yayım organlarıma kanser bulaştı.
Bu manifesto,el altından dağıttığım hayatımın sana düşen payı,
yasal sınırlar içindeyiz,yalan söylemeden
sus ve oku
çünkü tanrı bir adım arkamızda !!!

Şehrin,terk edilmiş köpeklerinin ağzından bulaştım sana,
gece vardiyasına kalmışcasına sessiz bir halde
tenine geçtim,
tüm köprülerinde topluca intihar eden kuzgunlar vardı,gördüm
bacak aranda ise bir diktatör'ün bronz heykeli paslanmakta,
hiç orta çağ görmemiş bedenim
suni döllenme yöntemi ile çoğalttığın tüm başkentlerinde seni arıyor
,
ama bilmiyor
artık sen ,kendi topraklarından bile çıplak gözle görülemeyecek kadar uzaktasın
-aslında o uzaklık,kör bir bıçağın paslı tarafında dilini gezdirmek gibi
o ekşi tadı tüm hücrelerinde hissetmek,hissettirmek gibi
bıçağın üzerinde parmak izini unutmuşsun
lades kemiğine kadar dayandı artık o bıçak
ya çek,ya çıkar...

bilirmisin,
öyle anlar olur ki,kalbimin kıvrak beyin kıvrımlarını kan tutar,
ikame edemediğim duygularımdan,
tankla tüfekle kör cahil özlemler geçer

o anda yaklaşma bana
kulakları sağır edercesine sus,
nefesini tutup,kuzeye doğru koş,
eli ayağına dolaşmış katil gibi koş,
çünkü,o vurdum duymaz gözlerin
tellerine takılmış vakitsiz beni
vurdu!!
ama sen duymadın.

ve ben o anda tüm ağaç gövdelerine adını yazdım
altınada dip not düştüm
- "su uyur,aşk uyumaz " diye.
tüm bunlardan sonra
eğer ki benimle işin bittiyse ;
diş etlerime dokun
tırnak uçlarıma
saçlarımdaki kırıklara
yetim göz bebeklerime
kalibresi silik hücre duvarlarıma dokun

lütfen çekinme,öldüre bildiğin yere kadar git.
sonrada beni dinle,
gözleri aşk kurşuni renkli sevgili,
hatırlarmısın,
ışıkları söndürüp,herhangi bir otopsi masasında sevişirdik
tüm delilleri yok edercesine sert,
ölümle dalga geçercesine tutkulu,
bir katilin soyunu devam ettirircesine sessiz ve şiddetsiz
...


istanbul
hosting