11 Ocak 2010, Pazartesi
saat: 10:10





öyle mal bir pazartesi bakıyorum boş boş ekrana
ö. de almış eline bantı habire kabloları bantlıyor izledim bir süre de japon korku filmlerinden çıkmış gibi hatun bugün
obsesyon had safhada

binanın anti-sosyal hayvanlarıyız
odadan dışarı çıkasım yok sanki dışarda nefes alamıcakmışım gibi
temizlikçi teyzeler bile kapıya çöp torbalarını bırakıp yokoluyorlar
sanırım "halime" bile bizden daha çok canlılık belirtisi gösteriyor, fotosentez falan


çay yaptı getirdi bu kız acaba içine bişey atmış mıdır, masaya ayağını çarpınca pardon diyen biri bunu da yapabilir rahatlıkla

b. varmış yerine, mail atmış bi de cevap yazim ona da, böyle sırayla mail atınca kendimi sabah kahvaltısından sonra oraya buraya mektup davetiye yazan pis burjuva saray kadınları gibi hissediyorum


şef:
dido- life for rent

But if my life is for rent and I don't learn to buy
Well I deserve nothing more than I get
Cos nothing I have is truly mine

While my heart is a shield and I won't let it down
While I am so afraid to fail so I won't even try
Well how can I say I'm alive

If my life is for rent...







istanbul
hosting