11 Ocak 2010, Pazartesi
saat: 10:45


askıya almaya çalışıyorum güllük. kendimi, hayatımı. askıya takıp dolabın en ücra köşesine atmak lazım. en azından bir süre...
kendime yabancılık çeker oldum. daha evvel hiç tanışmadığım birine bakıyor gibiyim her aynaya baktığımda. pek keyifli biri de değil hani bu muhterem kişi. saçlarında bol beyaz, yüzünde ekşi bir ifade. kulaklarında küpe bile yok. nerden tanıyabilirim ki? zira ben küpesiz çıkmam abi! en azından öyleydi. hah, ben onu yapmam, bunu ise hiç yapmam dediğim öyle çok şey vardı ki. bi baktım hepsini yapar olmuşum. ve şimdi bunun acısını çekiyorum. kendini ters köşeye yatırmak ya da kendiyle ters düşmek bu mmu? hmm evet sanırım.
ahhh! nerde benim güziden enerjim? sıkıldım!
hepsi bu. şimdilik...

hadi dinleyelim;

I monster - Heaven
"heaven is inside you, heaven when i ride you,
heaven do you want me, is heaven just in my mind ?"


istanbul
hosting