11 Ocak 2010, Pazartesi
saat: 11:18


ben yerimden hareket etmedikçe, ben kafamı eğdikçe, ben geri yürüdükçe, üstüme geliyorlar. sadece benim değil tabi, kader arkadaşımın da.
kayboluversek ortadan.. geberip gitsek, ya da kaybolup gitsek mete gibi.. biz mi suçlu oluruz onlar mı? bakan göze göre değişir heralde.
onyıllar önce yapılan şerefsizlikler şimdi gülünerek falan anlatılıyor. buna "biz de yıllar sonra böyle güleceğiz şimdiki halimize" diyip sevinsek mi, "dönüp kendilerine bakmak akıllarına gelmiyor" diyip üzülsek mi..
en güler yüzlüsü, en iyisi bile bir çırpıda silip atabiliyor, ikiyüzlülük yapabiliyorken, bize ne yapmak düşer?
seviliyorsunuz derlerken, at gibi çalışmaktan, önümüze bakıp işimizi yapmaktan sevildiğimizi şu güne kadar anlayamamışız tam olarak. biliyorduk ama yaşayınca idrak çok farklı oluyormuş. tökezleyince, kafanı çevirince hemen silahlar çıkıyormuş, çitler çevriliyormuş. yazıkmış. insanlığa ve bize yazık.

istanbul
hosting