12 Ocak 2010, Salı
saat: 13:52


doğruların, dahil olduğun bu boktan sistemin kendi yanlış işleyişi yüzünden, yanlış yaptığın yanılsamasıyla bir hata duvarı örüyor zamanla. sonra an geliyor o duvarı nasıl aşacağını şaşırıyorsun, çünkü bildiğin doğrularla hareket etmişsin önünde yol açılacakken aksine duvar örülmüş. yanlışmış oysaki. değil aslında ama yanlış işte. nasıl bir çıkmaz bu kafayı yemek üzereyim yıllardır. otobüsle gelirken üniversitenin durağından binen öğrencileri görünce "biraz iyi miyim nedir bugün" dediğim anlar yok olup yerini "ne çabuk geçiyor ya ne çabuk! niye, neden, nasıl?" lara bıraktı. neyseki güneş gözlüğü vardı da arkasına dolan gözlerimi saklayabildim. aksi halde keyifsizlik akan yüzümden gözyaşlarıyla birlikte nefretim de akabilirdi ki bu durumu daha da çirkinleştirebilirdi ve ben buna katlanamazdım. katlanamazdım, yok katlanamazdım. hiç katlanamadım, ondan böyleyim.

yüzdeki ifade, yara izi gibi kaldı artık. değişmesi imkansız. yüzü takanın ruhuna bak bir de..

istanbul
hosting