12 Ocak 2010, Salı
saat: 22:17


Haz Gölü

Charles Bukowski'nin mezar taşına işeyen bir köpek var zihnimde
açlıktan kemikleri çıkmış
yorgun ve yılgın
en az benim kadar...


Çırıl çıplağım,
mevsimsiz bir şehirde
yürüyorum
elimde ufak bir akvaryum
balığın adı
:yok
usul usul gidiyorum
çizgi çizgi tek yön bir yolda
hiç kimse yoktu
ne içimde ne de dışımda...
tüm şehir uyumuş/terk edilmişti sanki
bir tek ben ve köpekler yollarda
gidiyorum
bayrakları yarıya indirilmiş bedenimle
gece ile gündüz arasında bir yere sıkışmış halde
bir mucize beklemekte ısrarcıyım
ama
göğe en son isa çekildi
artık mucize beklemeye de gerek yok

-saat 03.30
yoldan çıktım sanki
çizgileri takip etmeye takatim kalmadı
bu F tipi yarı kapalı yalnızlık
firar kabul salonu inşaa etmeye bile tenezzül etmezken,üşüdüğümü hissetim,
aslında şimdiye kadar yeterince idama çarptırılmıştı kalbim
hazırlıklıydı her şeye

tüm geçmişe rağmen ayaktayım
ve öğrendim,
okunduğu gibi yazılmıyormuş hiç bir aşk
-yürümekten yoruldum artık.
ilerde bir karartı vardı
o yanıp sönen sokak lambasının altında
sendin o
kıvrımlarından tanıdım

iyice yaklaştım ve göz göze geldik
kelimeler darmadağınık yere saçıldı
ve
ikimizde eğilmedik toplamak için yerden onları

isimsiz bir otele çek beni dedim
kayıp,herhangi bir odasına
kapısında kol olmayan bir odaya
karanlık olsun içerisi
ben zaten çıplağım
haz gölünde boğulmaya davetliyim
ama dur!
senin topuklu ayakkabıların olsun ki
benim kayıp çocukluğumun boyuna yetişsin boyun
eşitleyelim o gece her şeyi,herkesi
dudağın yıllanmış şarap kırmızısı
gözlerim kısık,güneş kaçağı
şimdi denk miyiz dersin ?

herkes,herşeyi ile denk mi
vucudun vucuduma sarılmış
bıçakla ayırmayı denesene
ki eğer gücümden şüphen varsa
dene
bu sırıl sıklam gecede
kendimizi kaybettik yatak sınırları içinde
hazır sırılsıklamken tüm gerçekler
kim kimin içinde belli değilken
kimliklerimizi değiştirelim
yada boş ver
orta yerde,
tüm kimliksizliğimizle kalalım

sen içinde piçlerimle
ben bedenini bedenime bağlayan bağlaçlarınla.

____________________________________
ne dersin,belki burdan bu gece sağ çıkmayız...


istanbul
hosting