13 Ocak 2010, Çarşamba
saat: 17:20


Kaş Göcek derken yazılamayanlarla dolu zamanlar geçti. Özlüyorum yazmayı, özlüyorum yazılarla umutlanmayı. Gerçek yazar kim? Gerçek fotoğrafçı kim? Kim bu insanlar?
Bir meyhanenin telefonunun ucundan mı seyrediyor, komplike bir bilgisayarın basit bir internet sitesinden mi katılıyor hayata?

Sanatçı kim? Sanata dair ne varsa neden bu kadar bulanık? Kendi kendimizi mi var ediyoruz, o zaman benim gibi kabuğuna saklananlar hasetlerinden çatlayarak izlerken eserleri, yollamaya cesaret edemedikleri yazıları bozulan bilgisayarlarda mı yitirecekler yoksa bir dolabın karmakarışık raflarında mı muhafaza edecekler? Birgün öldüğümde 'Teyzem' filmindeki gibi kazanda mı yanmalı yazılarım? Yazılarım beş para eder mi paradan önce okumaya değer mi? Neden açık belgeseldeki eski savaş videolarını resmetmek isteyip oturup burada saçmalıyorum?
Fleri dizerken hiç mi utanmadım?

Benden bi' halt olmaz.

istanbul
hosting