14 Ocak 2010, Çarşamba
saat: 00:22


Şarap kafamı güzel yapmışken ve hayatım huzur adına tüm işaretleri taşırken ben böyleyim...
Depresyon uçurumunun ucunda kimliği belirsiz bir dala tutunmuş düşmemek için yıllardır çalıştırılmamış kaslarıma yükleniyorum...

Ne güzel bir kardeş onun sevdiceği ve gerçek kardeş...

Şarap ve edebiyat ve şiir...
ve müşfik kenter ve orhan veli ve baharda bir bozcaada hayali...

ne güzel...
sadece iyi duygular sadece iyi anılar...
ne güzel biraz umut ve ne güzel gerçekleri o çölün vahasında gerçeklerle sulanmak...
Üzüm suyuyla nefes almak...

Haritanda yaşamı uzun kılacak yollar ararken çölde dost gözlerde nane çayını kristal bardakta içmek...

İşte öyle bir nefes bozcaada şarabında kendini ve aşkı anmak...

bazen ve hiçbir zaman...
Herzaman ve bazen...

bilmiyorum...

üç nokta niye var ki zaten...
uzak düşmedin mi hiç hayata?
uzak düşmedin mi hiç insanlara, akan mücadeleye ve olası aşklara,sevdalara?

Hiç mi?

Neden?

O kadar kolay mı geçti hayat?

Kanatmadı, atmadı mı geriye, ölüm koklamadı, kanser zerketmedi mi? baban kocaman bir soru işaretinin noktası olmadı, tüm büyük harfler kardeşini üflemedi, sarı kedi gözleri durdurmadı mı???

İyi ki diyorum sağlığım var kardeşim var ve dostlarım...

Hala tutunabiliyorum o dala...

O kimliği belirsiz dala umut sakızı bulaşmış o kuru ölü dala...











istanbul
hosting