|
14 Ocak 2010, Perşembe
saat: 01:25
Etrafta yine üç-beş heveskıran. Bence olmaz diyen de var... En fazla bir ay sürer diyen de. Bunlar tahminin yanında, temenni de aynı zaman da. Her heves başında şöyle bir görünürler, sonra gagalayacak başka umutlar bulurlar kendilerine... Hayatta başardıkları pek bir şey yoktur.. Başarsızlık kollamaktan, başarmayı denemeyi akıllarına getiremezler... Her başarısızlık, ''ben demiştim'' dedirttirecektir onlara, tüm çaba bunun içindir. Karşındakinin insan olduğunu; başarının da, başarısızlığın da insani bir sonuç olduğunu unutur, başarısızlığı abarttıkça abartırlar... Duymam ben onları... Mühimsemem.... Gülerim bu hallerine de... Bilmem.. Belki de bir ay bile değil, bir hafta sürer... Ama hatıra olur en fazlasından yıllar sonrasına, bakar bakar gülerim telaşıma, korkuma, bocalayışıma... Çok sevdiğim bir hikayedir: Kurbağalar arasında bir yarış düzenleniyormuş... Amaç, upuzun bir kulenin tepesine çıkmakmış... Seyirci kurbağalar ve medya mensuplarından oluşan kurbağalar yarışmacıları seyretmek için toplanmışlar... Yarış başlamış... Seyirciler, kurbağalardan hiçbirinin kulenin en tepesine çıkacağına inanmıyormuş... Ve hep yüksek sesle ''vah vah, tüh tüh, hiçbirisi kulenin tepesine çıkamayacak'' diyorlarmış... Kurbağalar birer birer yarışı bırakmaya başlamışlar... 100... 70.. 60... 30.. 10.. 5... 1.. Sadece ama sadece bir tanesi inatla yarışmaya devam ediyormuş... Seyirciler biraz şaşkın ama eskisi kadar emin ''tüh tüh''lerine devam etmişler... Kulenin tepesine çıkamayacak, vah yazık... Sonunda, ısrarla yarışmayı bırakmayan kurbağa, kulenin tepesine çıkmış... Kendinden emin şekilde aşağı inmiş Diğer yarışmacılar, seyirciler, medya bu kurbağanın etrafına toplanmış... Nasıl başardığını öğrenmek istemişler... Sormuşlar... Cevap yok... Daha yüksek sesle sormuşlar ''efendim günde kaç saat çalışarak hazırlandınız'' yine cevap yok... Ve anlamışlar ki, kulenin tepesine, en tepesine çıkan bu kurbağa sağırmış... Cut!.. | ||
|
|
||