|
14 Ocak 2010, Perşembe
saat: 11:42
sevgili günce, başlangıçlar önemlidir. ben şimdilik kıyının sığ sularından yavaş yavaş açılıyorum. su boyumu geçmeden yüzüp yüzemeyeceğimi göremeyeceğim. buradan bakınca korkularım bazen tülden perdeler ardında. o zaman adı hüzün. bazen de ucubeleşiyorlar, o zaman nefret. bazen de çıplaklar. o zaman ölüm. iskeleti örten et gibi. ya da Alice'in hikayesinde kendi yitip sırıtışı kalan kedi. ama bunu kimseye anlatamam. yani ben mutluyum. şimdilik beni "umarım" bir kıyı kasabasına atacak kadar yakıtım var. kız arkadaşlarımı özledim. onlarla çay içmeyi filan. kendi hayatımla arama bir mesafe koymadan kendi halinde bakışımı, anlatışımı. nokta çarpı üç. bu kadar basit bir göstergeler zinciri hayat. bağırsaklarım, karaciğerim ve muhtelif iç organlarım. sizleri sevemiyorum. bana önce hanginiz ihanet edeceksiniz? çirkinsiniz ki üzerime bu bedeni giydim. örtüp saklaması için. bir adamın sayıklamalarını okumuş ceren, bana anlatıyor. "ben varım" diyor adam. bu masa var. ellerim var. bugün var yarın yok diyorum ben de. ama yarına ulaştığım anda bugüne dönüşüyor. yani ben bugün varım. o zaman yarının ne önemi var? inandınız mı? ben inanmadım. | ||
|
|
||