14 Ocak 2010, Perşembe
saat: 14:35


kardan ve şekerden bir kesme kadın...

kesmeşeker gülüşüydü dudağındaki tat..
ve yağmur yağdı sana dokunurken ellerim...
ardından serin bir ayrılamayıştı ellerimde senden kalan..

yine bir yağmurla gitmiştin..
ben ınadına kardanbirkadın olduğumu gizlemeye çalışırken sana dokunabilmek için..
dolular yağdırırdım düş kazanlarına..
korkardım az daha fazla dokunursam eritmekten tenini..

ürkerdim konuşurken üşütmekten nefesini..
kıskandım kaç kez kömür karası gözlerini
ve dahada her defasında uzayıp giden burnunu ve uydurduğunu..
ne varsa içinde yokeden bu keroten doluluğunu..

attın ardından birebir bir jelatin gibi çocukluğumu..
kesmeşeker gülüşün dudağına kilit bir kar tanesi..
ilişti göğümün sansıcına..
ihmal ederdik ya güneşi öteyi beriyi..
ben hiç erimeyi istememiştim ki..
seni alıp gidene kadar bir yağmur tanesi..

katmamıştım ya hesaba..
düşünmemeiştim daha hızlı sileceğini parmak izlerini..
ve karışıp gideceğini bir damla ardından..
benim içim sıcakken döktüğüm bir gözyaşı gibi..

oysa ben hiç erimeyi istememiştim ki..



saat: 14:36







istanbul
hosting