14 Ocak 2010, Perşembe
saat: 15:25


Hem neşeyi, hem diniri bir arada yaşadığım anlardan biri neden sorma diycem ama okuduğum zaman hatırlamam lazım. Uzun zamandır görmüyrdum gördüm, aman ne iyi oldu ne iyi. Bu sinir yanı neşeye gelince (:
gelen bi mesaj diyim (:


Sen uykusuzluk nedir bilir misin
Tirnaklarinla yastigi parçaladin mi
Gözlerini tavana dikip
Düsündügün oldumu bütün gece
Ve bütün bir gün
Belki gelir ümidiyle bekledin mi hiç
Gelmeyince
Seni aramayinca
Ölesiye agladin mi
Sonra çekilip en koyusuna yalnizliklarin
Ona ait ne varsa
Bir bir hatirladin mi

Sen günden güne erimeyi bilir misin
Dev bir agacin içinde ölmeyi
Bir teselli aramayi
Issiz parklarda, tenha sokaklarda
Ve bütün bir sehir uyurken uzaklarda
Deli divane yollara düsüp
Yaslanmis bir köpek gibi
Eskimis bir gömlek gibi
Atilmisligini hissettigin oldu mu
Sevmekten günler boyunca yürümekten
Elin, ayagin, kalbin yoruldu mu

Sen yalnizligin acisini bilir misin
Unutulmak bir hançer gibi saplandi mi sirtina
içinde kiskançligin zehirli çiçekleri açti mi
Bütün gururunu çigneyip
Sevdiginin geçtigi yollarda
Bastigin topraklari egilip öptün mü
Sen çaresizlik nedir bilir misin
Sen yokluk nedir bilirmisin
Yanan basini
Duvarlara vurup parçalamak geldimi içinden
Sen her gün bin defa öldün mü

Böyleyim diye ayiplama beni
Bir gün kendimi
Sonsuzlugun koynuna birakirsam
Yarali ve yenik bir asker gibi
Darilma
Unutmaki
Her seven adsiz bir kahramandir
Unutma ki
INSAN SEVEBILDIGI KADAR INSANDIR...


Ü.Yaşar OĞUZCAN

istanbul
hosting