14 Ocak 2010, Perşembe
saat: 23:44


Tam 3 yıl önce bugün

belkide asla kabullenemiycegim birşeydi.sabah erken kalkmıstım.içimde garip bi sıkıntı vardı.
geceden kalma balans ve manevra masanın üstündeydi.hafif yarısı dısarda kalmıs cdnin.
erkende kalkınca sıkıntıda geçsin diye kahvaltıya kadar izliyim demiştim.
filmi izlerken teomanın o silahı sakagına dayadıgı anda calan kol dügmeleri fondayken

telefon acı acı caldı.
içimin böyle yandıgı bi anı duymamıstım ben.sanırım hissettim birşey oldugunu.
telefonu acan annem yüzü degişti birden sadece baba dedi.
o an dunyam basıma yıkıldı bi an.
dede
ihtiyar

yoo hayır olamaz,olmamalı
daha cok erken ihtiyar daha gidemezsin
hayır bana bunu yapamazsın
diye içimden geçirdim.

öldügünü o an söylemediler bana fenalastı ama durumu agır dediler.
yalnız konu konusulurken nufüs kagıdını getirin işlem yapıcaz dediklerinde ölüm işlemi gibi anladım.
içim içimi yiyen o bekleyiş sadece bikaç saat sürdü.
volkan gönene gel dedeni kaybettik..

o yol belkide hiç bitmedi,onu hala evde o hep uyuyakaldıgı kösedeki koltugunda oturuyomus gibi görcem diye hissediyodum.
yolda gözlerim dolup dolup duruyo içime akıyodu.

sabaha karsı gönene inmiştim.
sisten etraf görünmüyordu.kafam bulanık aklım karısık.ne yapacagımı bilmiyodum.
o yoksa artık ya yoksa naparım ben.
ihtiyarsız nasıl olucak nasıl olurki.

hiç düşünmemiştim ben bu ölümü
bu mecbur gidişi.

onu morgda karsılamak daha sonra onu alıp mezarının içine girip sonsuz mabedine koymak,tahtalarla üstünü kapatıp onun üstüne topragı atmak.

bunlar benim ömrüm boyunca kalbimin üstündeki en büyük acı olucak.

3 sene oldu
3 koca sene onsuz geçti.
kendimi bazen o ihtiyarın yoklugunda öylesine yalnız hissediyorumki.
heleki son zamanlarda.

elini cekip giden biri varki. o yarayı actı tekrar
durmadan kanıyor,kanıyor,kanıyor.

sen gittin beni cok üzdüler ihtiyar.

umuyorum yerinde rahat uyuyosundur.

bak getir kulagına fısıldıyım.

seni cok özledim be ihtiyar..



volkan kaçar:*

istanbul
hosting