17 Ocak 2010, Pazar
saat: 12:56


muhteşem bir pazar!



sonunda tam anlamıyla toparladım. izmir'de olduğum için çok mutluyum. nerdeyse gidiyordum! oysa her şeyin bir zamanı var. neyse ki mantıklı kararlar almamı sağlayacak bir kaç insan var etrafımda.



sabah erkenden kalktım ve sıkıca giyinip sahilde yürüdüm biraz. bi ara kadının teki tam yanıma geldi, ''birlikte yürüyebilir miyiz?'' dedi. kulaklıkları işaret ettim ve ''müzik dinliyorum.'' dedim. ''hm. hızlı yürüyorsunuz da, onun için şey etmiştim.'' dedi. ''teşekkür ederim.'' dedim. önüme geçip benden de hızlı yürümeye devam etti. deli midir nedir? belki de sadece canı sıkılıyordur.



motosikletin kıçını apartman kapısından çıkartıp bir kaç dakika çalıştırdım ki, aküsü bitmesin. çok fena gezesim geldi ve fakat bulutlar her an yağacakmış gibi duruyor. neyse. başka zaman gezerim.



etrafımdaki insanları hayatımdan o kadar kolay çıkartıyorum ki, artık buna bir dur demenin vakti geldi. b.'ye ayıp ettim. adam bi şey yapmadı ki bana? bir an evvel özür dileyip gönlünü almalı. bu kadar ''eyvallahı olmamak'' iyi bir şey değil. hayata daha yumuşak bakmak lazım.


o değil de, bradley james nasıl taş gibi bir adamdır yahu? hey maşallah!




istanbul
hosting