|
17 Ocak 2010, Pazar
saat: 16:38
dont touch my gypsy people brother! slavoj zizek kafası istiyorum. kollarımı savura savura konuşmak istiyorum. bir türlü yüklenmeyen videoların hepsini olduğu gibi beynime yüklemek istiyorum. bir antidepresana üye olmak istiyorum. olmadı pasiflora bağımlısı olmak istiyorum. istiyorum, istiyorum. duvara karşı duruyorum. bakışıyoruz. yeniden camusnun defterlerine dönmeye niyetlendim. kafam almadı. beynim küçülme sürecine girdi, varoluş işlerini bırakıp yaşlnmaya başlamam gerekiyor. bütün kıyafetlerimi odanın ortasına yığdığım için durmadan azar yiyorum. yakıcam hepsini o olucak. babamla nirvanalarımız uyuşmadığı için birbirimizi deli olmakla suçluyoruz. ayın gitgide bizden uzaklaştığını öğrendim. masalı çalınmış çocuk gibiyim. oğuz beni onun gibi dansetmeye zorladığı için kavga ettik. popomu salayıp "işte böyle dansedicem!işte böyle" diye bağırdım. asiyim ben. kırık kucaklaşmaları izledim. izlemesem de olurmuş. bir hikayeyi daha yarım bıraktım. bilgisayarda müzik işine bulaştım. iki gün sonra bıraktım. gitara tel almaya karar verdim. ankaranın bütün sahaflarını talan edip ypsilon bulmaya karar verdim. miştim. pazar sendromu edindim. herkes evde olunca cinayet havasına giriyorum. ben de clementine olsam, ben de sildirirdim herşeyi. bir iş bulduğum anda bütün manalı hücrelerim uykuya yatacak diye avutuyorum kendimi. duvara karşı duruyorum, bakışıyoruz. ahmet altan okuduğum günlerden kalma bu tekrar merakı. duvara karşı duruyorum, bakışıyoruz. iyi ki müzik var. peter broderick var. janis joplin var. pj harvey var. bi de cat power varmış. bakayım bi, neymiş. radiohead yok. bi süre olmasın. saat: 17:03 bazen çamaşır asarken şarkı söylerim if yu lav mi kis mi, kis mi if yu bay mi iit mi iit mi | ||
|
|
||