|
17 Ocak 2010, Pazar
saat: 19:30
akşam eve dönerken babamla çok fena kapıştık bu sefer. haksız olduğumu düşünmesem de özür diledim gidip. hafif meyilli bi yerde durdum kırmızıda, sonra da nedense bir türlü kaldıramadım arabayı, kaymaya başladık, arkadakine bindirdim bindireceğim. vites geçmemiş meğer. babam da doğrudan söylemiyor, şaka yollu söylüyor ne yapmam gerektiğini. geldiğimden beri her hareketime karışan adam gerektiği zaman birşey söylemeyince bağırıverdim. bu sefer o da bana bağırdı, hem ne bağırma. ebeveynlerinizle aranızda 40 yaştan fazla varsa her zaman yeterince anlayışlı olamayabiliyorlar. haklarını yemeyeyim, onca farka rağmen en az çatışma yaşayan ailelerdenizdir herhalde ama bunda benim suspusluğumun da katkısını gözardı etmemek gerek sanırım. azıcık anarşiye dökünce işi durumlar değişiyor çünkü. eee hata bende. nasıl alıştırırsan öyle gidermiş. şimdi tersi bir hareketle karşılaşınca tepki veriyorlar haliyle. böyle yazınca aklıma üniversitede ilk aldığım notlar geldi. alıştırmışız her yıl takdire, zar zor aldığım geçer not 55ler'e ben takla atacakken bizimkiler yüzleri kızararak söylüyorlardı notlarımı. okulun laneti işte. okul birincisinin ortalaması 72, ben ne yapayım ! neyse. kapatayım konuyu. gerildim işte akşam akşam. gereksiz. şimdi hiçbirşey olmadı parodisini oynamam lazım. saygılar. dönünce neler olacak çok merak ediyorum. | ||
|
|
||