18 Ocak 2010, Pazartesi
saat: 14:44


Hrant'ı kaybetmek, baba'sız büyüyen çocukların anlıycağı bir seydi ermeniler için... En doğru cümle buydu ermeniler için Hrant'ı yitirmenin anlamı... Hepimiz yetim kalmışıtık onun yokluğunda... Agos'un anlamı topraktaki çatlağın ilk filizi vermesidir... Agos'un onca çabayla kuruluşunda da ermeniler için bir filizdir, zira babalarımızın annelerimizin bizim kulağımıza ilk fısıldadıkları senin soyadında "yan" var olduğudur. Bu ermeni olmanın kutsalığından ziyade daha çok bu topraklarda ermeni olmanın ne demek olduğunu anlatan bir ifaddedir... Haddini bilmektir... Ayağını denk al demeyi öğretmektir... Hrant mahkeme köşelerinde yargılanırken linç etmek için kapıda bekleyenlerin "haddini bil ulan" diye bağırması bundandır

Hrant bize haddimizi aşmayı öğretti önce... Önce onu söyledi... Sonra bu ülkenin ortak kadarine müdahil olmayı öğretti ve dünya vatandaşım demeyide unutmadı... Bu topraklarda kangren olmus bütün sorunların önce bu topraklarda çözülmesi gerektiğini hatırlattı, bu sorunların hiç birinin guncel politik çıkarlara heba edilmemesi gerektiğini yüksek sesle söyledi... Öyle değilmiydi gerçekten barışı ve kardeşliği istemenin yolu önce o en çıkarsız sınıfın sesini yükseltmesinden geçiyordu... Onların uzlasmasında gerisi teferuattı... Bunun için de eşşek gibi çalışılmalıydı, öyleki barış için eşşek olunmalıydı , eşşek yüküyle taşınabilinmeliydi... Ben eşşek olmayı ondan öğrendim... gel görki bu ülkede eşşek olmanın bedelide ağırdı...

Evet Hrant'ın katillerini biliyoruz... Onun kattileri hiç yabancı değildi bize...

Onun katileri bu ülkede onlarca yıldır bu barış sözcuğune katlanamayanlardı ... Kürde Türk ol , aleviye sunni ol, ermenlirede yok olsun dıyen zihinyettin sahipleriydi, Hrantın katilerri 12 eylül'ün generalleriydi, maraşı, çorumu, madımağı, 6 - 7 eylülü yaşatanlardı , 1977 1 mayısında 500 bin kişinin üzerine kurşun sıkmakta sakınca görmeyenlerdi , hayata dönüş operasyonuyla 120 kişin katledilmesinde ferman çıkaranlardı, Tuzlada onlarca işçinin ölümüne sesiz kalanlardı, halla bu ülkeyi darbelerle yönetmek isteyenler , Kafes planlarını hazırlayanlar, suikastler düzenleyip iktidarın bekası uğruna darbe ortamı hazırlamaya çalışan ergenekonun zihniyetiydi... Kan ve kirlilıkten beslenenlerdi...

Gel gör ki olmadı işte, olmuyor... 19 ocak 2007 belki de bi kırılma noktası oldu, cenazesinde yürüyen insanlar için onun ölümü bütün bu yaşanılanlar için yeter noktasıydı, ortak acıların sesizce ifadesiydi... Ondan sonra yaşananlarsa suyun berraklaşmasıydı...

Yarın onun için , onun nezninde , bıraktığı kardeşlik için orda olucaz... Onu o yattığı kaldırımdan kaldırmak için yine Agosun önünde olucaz... Çünkü biliyoruz ki onun katileri yargılanmadıkça , ardındaki o kirli iktidarın hükmü bu ülkede sürdükçe hiçbirimize gün yüzü yok bu memlektte...



istanbul
hosting