18 Ocak 2010, Pazartesi
saat: 23:54


kendi dünyamı ve hayallerimi üzerine inşa ettiğim sessizlik ağacı ve tüm huzur meyvelerini çalanın gerçek olduğunu, meyveleri bugün öfkeyle suratıma fırlattığında anladım, ağacı da sırtıma indirdi. görülen o ki acı ile var olduğumu hissediyorum diye heves etmiş. lakin bu acının ruhsal mı yoksa bedensel mi olduğunu çözememiş. çok kıskançtır eksik olmasın, ama zamanımdan da bu kadar çalmasın.
kabul edilebilirliği yok benim dünyamda.
suç biraz da ağzımda tabi, konuşmamayı becerebilmek gerek bazen.
ne diye çeneni tutamazsın ki!

it.

istanbul
hosting