|
19 Ocak 2010, Salı
saat: 05:49
bir yap-bozdu yaşam sevgilim, içinde seni bulmak vardı, sonunda bendeki, yaşam boyu sevgini, gecenin bu yalınayak kıyısında, tuzlu bir çakıltaşı gibi, hasretim sana.. dilimde tek bir sözcük.. aklımdasın..! saat: 07:19 adam.. -kurgulamalarıma yenik neronlarım var dünü bugünü bilinmez kılan yelkenlerim var taşımayacak kadar direğimin.. emanet geminde biletsiz yolcuyum dalgaları avlayan hayalim yüzme bilmez kaptan en üstte korkusuz.. gemim yorgun gamsız uykusuz . bitmez yollarım var gitmekten gövdemde kuruluğa hasret perçinlerim balıklarım var benim altımda korkuttuğum damların geldiği bulutlar var bana doyuran her an bıraktığım baloncuklar var ve bıraktığım yeniliğim gençliğim üç kişilik oyundayım ben deniz rüzgar ve ben kadın.. akına küsmüş bir ciger karasıydı nefessiz bırakan ellerimizi.. balıklar gibi unutabilseydik azöncesini.. korkusuzluğun çapasını saplayabilirdik bağrımıza.. nefes alabilirdik değişirken ekosistemlerimiz bilmediğin bişey vardı sevgili.. topraktan gelmişti bu rüzgarına yenik beden.. örtmüştü üzerini usuldan.. biraz deniz, az biraz gemi.. sessizdi,bir okadar iyotuna yenik,tuzuna hasret.. göğsündeki balıklara küskün ve bir okadar kederli.. midye yaralarımız sızlardı derinden.. biz hemıngway'a sitemli.. türküler dilimizde.. kulağımızda rüzgar.. dalgalar geçerdi üzerimizden.. ara ara direksiz gemiler.. tüm incilerim yüreğinde.. zaman okyanusunun en olmazında bir deniz kızının pul pul sesi.. ''tut kollarına şimdi de sen yürüt beni...! nefesin ben,ayaklarım sen ol şimdi..!'' | ||
|
|
||