20 Ocak 2010, Çarşamba
saat: 18:08


dondum güncesi, ellerim pancar renkten kendi rengine dönemedi henüz. talan edeceğim dedim ama yine kalabalıktan sıdkım sıyrıldı, dolanıp karaköy'e geçtim. ordan da çay içip geri döndüm kadıköy'e. ellerimi berenin içine sokuşturdum vapurdayken o biraz iyi geldi ama renk değişimi konusunda başarısız olduğunu söyleyebilirim. aslında d. ya geçecektim ama şişli deymiş çok ters geldi, birde başka bir arkadaşımla yapılabilecek şeyler hakkında konuştuk geçenlerde ve kafa patlatılması gerekiyor üzerine, 1 2 saate gelecek sanırım oda, bekliyorum şimdilik.
hazır çorba yaptım kendime gelir gelmez, sıcacık. üşüyüp üşüyüp bir damla sıcak likiti boğazımdan akıtmak orgazmik anlar yaratıyor bünyede.

aklımdakiler uçtu yine, yazacaktım yalan oldular. kafaya takmak için hafıza kartı istiyorum, aklımdan geçen her cümleyi kaydetsin sonra çıkarıp aktarayım onları. not tutma huyum yok, altını da çizemiyorum ve unutuyorum ve sinir oluyorum.

sinir olmak benim bir parçam.
mutluluksa mevzuu bahis buda benim mutluluğum, sana ne aklına koyduğum.

serseri.


herşey ya da herhangi bir şey iyi, güzel, hoş ve akla dayalı olmak zorundaymış gibi davranmayın artık. kırın kalıplarınızı, rica ediyorum. çok sıkıcı..


istanbul
hosting