|
21 Ocak 2010, Perşembe
saat: 12:18
geç yatıp sabahın köründe uyanınca uykuya devam etme girişimlerim garip rüyalarla geçti. birinde beni arayıp sormayan bi arkadaşıma çok pis fırça çekiyordum. çok da iyi ediyordum. keşke ne dediğimi hatırlasam. kızgınken aklıma gelmiyor öyle oturaklı laflar. diğer rüyada ş.'le ev bakıyorduk. bir başkasının yanına taşınacakmışız ikimiz. böyle 3 ev falan bakıyoruz, hepsi de birbirinden kötü. boyaları rutubetten kabarmış, karanlık, koyu renkli kalın perdeler çekili. zaten perdelerin ardında pencere yok gibi. bir de duvarlar hep aynı, kötü, doymamış yeşil tonunda. okul usulü boyanmış, yarıya kadar başka üstü başka renk. alttaki renk de kötü bi kahverengi, yeşile çalan. bir tane daha gördüm ama onu pek hatırlamıyorum. en garibi bu evli olandı. sabah sinirli uyandım nedense. dişlerimi de sıkmaya başladım geceleri. çıkar kokusu. dün akşam çok keyifliydi bu arada. çok özlemişim p.'ı. m. de çok hasta, aklım kaldı şapşirikte. doktora gitme gibi bi huyu da yok maalesef. neyse ben bi soğuk yiyeyim. belki kendime gelirim. günün şarkısı: duman - yanıbaşımdan yaşamadım ben bugünü yaşamadım inadımdan göremedim geçtiğini yanıbaşımdan heryanımdan | ||
|
|
||