21 Ocak 2010, Perşembe
saat: 17:14


Evet günce, bencede şükür kavuşturana(:
çok özlemişim yahu seni...
(:
yazacak çok şey birikti (:

*Gittiğim geceyi sbaha bağlamıştım söylemiştim. Sabahın ayazında balkondayen "güneşin doğuşunu" izlemeye nekadar hsret olduğumu, en son güneşin ilk ışıklarını yıllar önce gördüğümü hatırladım. Ama kapalı Ankara havasında görmek yine imkansızdı.

*Antalya mevzusu gündeme bomba gibi düştü ve dün akşam saatlerinde gideceğimiz kesinleşti. Cumartesi gece 00:00'da yolcuyum anlayacağın.

*Pazartesi günü haberlerde Kırkıkkaledeki itfayeye "4 tane kadrolu elaman alımı ve akabnde 4ününde belediyeye bağlı! 4 kişinin alındığını birtanesininde belediye başkanın çocuğu olduğunu! izlediğimde gülüymmü ağlayımmı bilmedim. ONUN BUNUN ÇOCUKLARI (4) İŞTE :D

*Esma'nın evine gittiğimizde kadeşlerinin tuttuu güvercinleri "arap aşı" çorbasına kattıklarını ve o minik hayvanın etinin değişik bir lezzeti olduğunu öğredimde iyimi oldu dersen :D Deneyim deneyimdir :D

*Son kalan gecekonduların belkide ara duraklarından birindeydim. Birbirinden ayrı ama birbirlerine çok yakın ve samimi küçük sobalı evler. Hepsi birbirinin aynısı. Sobalı odalarda yatma geleneği, özelmişim tabiki. Yer sofrasında yemek yemeyi. :)
Benim kentimden çok uzak bu kentin her evinde uydu yayını var. Ve kumandalar hep çocukların ellerinde (:
Yumurcak tv izlemekten sıyırmış bir bünye var karşında:D:D
Kül kokan çocukluğum... Nasıl özledim o küçük evlerden...

*Salı günüydü sanırım Esma gün boyu bulantı çekince hastaneye gittik. (evet tahminin üzere Esma hamile)
Kadın doğumdaki hamileleri görünce çocuk özlemimin artışı, boğazımda düğümlenenler...
Arya sıkıştırılan Onur sohbeti (:

*Esmanın annesine gittiğimizde gelinleri ile tanıştım kız 91li ismi Memduha(sevmeye,sevilmeye değer) o kadar kanım kaynadıkı evden ayrılırken boynuna sımsıkı sarıldım.Ve bu kızın 4 aylık bir bebeği var. Çocukların çocuklarının olduğu, herkesin erkenden evlendiği bambaşka bir dünya burası

*Mamak Kültür merkezinin önünden geçtiğimde ordaki anılarımı hatırladım günce 4 kere sahneye çıktım o sahnede. Renk renk yanan balkonunda içtiğim sigaralar, bahçesindeki metal masalarda çay eşliğinde bol kahkalı sohbet...
Tiyatro...
Ah özlemleriiimmm :(

*Sabah uyandığımda perdeyi açtım ve bir çığlık attım. Karşı evin çatısı bembeyazdı. Az yağmıştı ama yılın ilk karıydı. Üzerime montumu alıp hemen dışarı attım kendimi elime bir tomar kar aldım. Ankaranın soluk güneşi hepsini eritsede, 2010'un ilk karını gördüm:D

*Samanpazarı/hamamönündeki kısa süreli gezintide iyice artan çocukluk özlemi. Hamam önü hele. Babamın bana son kıyağını yaptığı yer...
Birlikte gidip bağlama almıştık. Çok sevinerek yollamıştı o kursa beni. Çünkü kendiside az biraz bağlama tutmuştu. Samanpazarı hele. Bütün kuru erzak ordan alınırdı ben çocukken...

*Artık eve döndüş. Ullusta kaçırmaya ramak kaldığım otobüsün camını tıklatınca muavin ve şöför densizi resmen çıkıştılar bana. Yok yavaş vuramazmıymışım kıracakmışım. Dedim benim asabımı bozmayın imdat çekiciyle önce bütün camları sonrada kafanızı kırarım bu ne tavır be dedim. Hele muavim yumrukladın dedi. Ki zten otbüsteki 7 kişide bunlaraı çıkıştı. Çocuğun teki siz bir müşteriyle bu kadar zıt gidemezssiniz dedi. Çünü o sıra bana muavin paso eziyeti çektiriyodu. Diğe kalanlan duyarlı vatandaşlardan bazıları plakayı aldı şikayet için, birisi adamın yaka numarasını aldı. Zaten beni daha çok savunan adam ilçe emniyetin yeğeni imiş:D

İyi haber adam(adam dediysem 25-27 arası) aynı mahalledeyiz :D

Bende ki haberler bu kadar günce ve ben en çok şu şarkıyı dinlemek zorunda kaldım. (çünkü tüm evlerin mutfaklarında aynı radyo açık ve radyoda en çok şu şarkı çalıydu. Aslında bi kaç tanede ben bunu sevdim )



görüşürüz günce iyi bak kendine...


istanbul
hosting