|
21 Ocak 2010, Perşembe
saat: 23:45
Sebebi sen Kasten yalnızım kendime bedenime. Daralıyor senin zaman,benim telaş dediğim bu karmaşa.Haritasızım uzun zamandan beri. bakma -zaman- diyorum bende ona yerine kullanacak bir kelime bulamıyorum. korkuyorum aslında ondan her tükenen şeyden korktuğum gibi. aslına bakarsan korkularım yüzeysel ruhum yaralı savunma mekanizmam hep aynı son bulmam çarklarımdan birinin kırılmasına bağlı. ırkcı dudaklarım kabul etmiyor artık bunları ne korkularımı ne zamansızlığımı ne de savunma mekanizmamı. tanrıya mı ihanet ettim bilmiyorum yaşamayı unutturdu bana nasıl başlamak gerek bu hayata bir kez daha ? sil baştan yeni ümitlerle... artık başlamak bitirmekten daha bi zor sanki gitmeler gelmelerden susmalar konuşmalardan sevmeler sevişmelerden daha zor birde parantez içlerinde kalan kelimeler var o acil durum anlarında olmadık yerde kullanılan kelimeler -gitmek zamanlarının en ele avuca gelen somut karşılıkları giyinirken soyunurken giderken batan o somut susuşlar. ... Şimdiye kadar hiç dile getirmemiştim ama içimi yakıyordu o susuşlarımız ben üç beş şarjör sen sayısız kuru sıkı ölüm gibi geliyordun bana ve durmadan taziyeye gelen zaman o manasına yenik düşmüş susuş vakitlerinde, aramızda usulsüz bir şeytan üçkeni gibiydi ben,sen ve zaman. aklımdaydın hep aslında şimdi söylemeden edemicem ; dışarı çıkmadan önce, üşüyünce, ağladığında, uyurken bile, beni giyerdin üzerine ama giderken kat kat giyinmiştin oysa görüyorum ki şimdi, ne giyersen giy en az benim kadar sende çırıl çıplaksın bu hayatta... | ||
|
|
||