|
23 Ocak 2010, Cumartesi
saat: 12:51
Bir anda gidecekin çok sessiz olmalı gidişin,kimse hisetmemeli yokluğunu...Derinliklerine gömülmelisin ,kendi denizlerinde yüzmelisin.Yardım isteyenleri görmezlikten gel demiyorum ,hedefine ulaş diyorum oyalanıp durma bu sularda.Gel biz yine eski kimliklerimizi alıp yok olma vari bir eyleme girişelim,batıp çıka öğrenelim hayatı ,söz ver ruhum birisi kurtarsın diye her batığımızda o eli uzatmıyacağız gerekirse bu uğurda öleceğiz.Bu sevdadan vazgeçersek gidecek yerin kalmamış olacak zaten.. Bir kar fırtınasında yürümek gibi,saatlerce yürürsün ama arkana dönüp baktığında bi eşşek kuryuğu yol boyu bile alamamışsındır,gideceğin yönü bilemediğinden gittiğin için bulunduğun yerlede dairler çizip durursun ,bu durumla karşılaşmamak için önce gideceğim yönü belirlemem lazım az çok kafamda oluştu birkaçşey sadece gerekli olanları yanıma alıp gitme vakti geldiğinde arkamda hiç bir şey bırakıp gitmek. Tekaraladın bak yine kendini her gitmeye kalkıp gidemediğinde,yeniden aynı durumlarla karşılaştın ,yeniden bulunduğun noktaya geldin ve ben okadar sıkıldım ki kendimi tekrarlamakan ya bedenen ölmeliydim (ki o kadar zayıf ve ahmak değilim)yada içinde bulunduğum kişiliğimi öldürüp kendimle çelişmelerimi sonlandırmalıydım.Son demişken sevdiğim bir flimin sonunu seyrettimde oluşan burukluk var şuan içimde sona yaklaşırken ,hissediyorum çok yaklaştım bu sefer... Gitmekten kastımıda açıklıyım; bir bedenin başka bir yere deplasman hareketi yapması değildir.En azından benim ki öyle ruhen zihnen gitmek. Zorlamıycam daha fazla anlatmak isteğimide pek sanmıyorum bu kısmı ,demem o ki ; ''gitmeye de bilirim, gitmeyide bilirim.'' morphine -rope on fire | ||
|
|
||