|
23 Ocak 2010, Cumartesi
saat: 23:14
kısa bir hikaye bir adam varmış. bu adam kuşları çok severmiş. olabildiğince çok kuşu olsun istermiş,ne kadar çok olursa daha da fazla olsun istermiş. ama kuşları bir türlü evcilleştiremezmiş. onları kafeslerinde saklar arada uçmaları için açık havaya salarmış. fakat bu kuşlardan biraz büyüyen uçar gidermiş. yani o yavru kuş aldıkça,büyüyenler hep kaçarmış. Ben bu adamı bugün gördüm. Bir kuşu daha kaçmış. Sordum üzüldün mü diye? Amaan kuşu sikeyim sana birşey olmasın dedi. Zaten her gün kuş alıyorum,ben kuşların hayata kanat açma serüvenlerini izlemeyi seviyorum. Dedim şimdi ayak yapma o zaman ne demeye aldın o kadar kuşu? Beceriksizliğime kılıf geçirmişim sen de sıvamaya çalışıyorsun dedi. Ya dedim birgün yaşlanırsan da kuş almaya gitmek zor gelirse dedim o zaman ne yapacaksın? Bak dedi onu hiç düşünmemiştim. Mozart - introitus requiem aeternam | ||
|
|
||