24 Ocak 2010, Pazar
saat: 22:17


oda karanlık... ışık yakmıyorum... ekranın ışığından klavyeyi görmeye çalışıyorum... neden bilmiyorum.... hayatım da da karanlık, istesem de ışık yakamıyorum. Öyle el yordamıyla yol alıyor gibiyim.

o kendi küçük sesleri kocaman çocuklardan masum değilizi dinlerken, üsküdar, moda zirvelerini, toplaşıp sürekli gülerek hikayeler anlatmayı, gözlerimi kapatıp arkadaşlarıma sezen ve yıldız şarkıları söylemeyi özlediğimi farkettim..... ne kadar büyümüş içimdeki genç kız. ne kadar yaşlı olgun bi kadına dönüşmüşüm... ne kadar yalnızım bir de. gittikçe yoğunlaşan bir yalnızlık. yalnızlığımın yanında içimde sanki bir hastalık büyüyor...

anlam veremiyorum... bir yanım hayattan o kadar kopmuşken, bir yanım asılıyor hala.... dik dur, güzel görün, güçlü ol.... kaybetmediğim ve bununla da gurur duyduğum hatta aslında gelişimine de her geçen gün hayret ettiğim tek bir şeyim kaldı özümde... kendime saygı...oysa karşımdaki günbegün eritiyor kendisine olan saygısını....

yazık... sana da bana da...anlasana artık....


istanbul
hosting