25 Ocak 2010, Pazartesi
saat: 15:52


"hiç değişmemişsin?"
zorunda mıyım?
kolay dile getiriyorlar ama ne kadar zor olduğunun farkında değiller. değişmemek için sarfettiğim çaba ne kadar zordu, devam ettirebilmek adına hala zorlanıyorum. göstermiyorum doğum lekesi gibi taşıdığım mutsuzluk izini diye o kadar rahat görüyorlar ki hayatımı. halbuki biraz kurcalayınca neler çıkıyor çuvalın içinden. cesaretin varsa benim gibi sok bakalım elini biraz. anlayamıyorlar çünkü ayak uydurmak adına yaşadıkları değişimle hayat gibi basitleşmiş zihinleri, kapasitelerini zorlayacak güce sahip olamayacak hale gelmiş. düşürmüş kırmış, tamir edememişler. öncelikler değişmiş.
zaten hala görüşebildiklerim, benim gibi bu gerçek zaferi kazanabilmiş olanlar. tüm bu sürünüşümün kaynağı zafer.

en son gittiğim düğün, yıllarca aynı apartmanda oturduğumuz eski bir arkadaşımın düğünüydü. o gün daha iyi anladım bunu. ben ruhumu özgür tutmaya çalıştıkça onlar kendi ruhlarının kafeslerini daha da güçlendirmişler, kabullenişle gelen kölelik. hayatın en deli dolu dönemini ne kadar yoğun paylaşmış olsak da o gün o masada herkes yabancılaşmıştı birbirine, ben hariç. ben aynıydım, hala aynıyım. zaten bu sebepten en çok parlayan masadan, ben oldum aralarında. ateş böceği gibi parladığımı gören geldi, konuştuk, içtik, güldük. ama işin tek güzel tarafı, böyle serseri bir ruha sahip olduğum için anne ve babamla sessizce yürüttüğümüz savaşın tarafımdan tekrar kazanılmış olmasıydı o gece. karşılıklı kesiştik bütün gece, o gün daha iyi anladılar aslında ne kadar doğru hareket ettiğimi, aslında ne kadar sağlam basıyor olsam da zeminin çürük olduğunu. bütün gece masalarına uğrayıp bir sürü güzel iltifatla, süslü ama içten cümlelerle kendi masama döndüm. alkolden çok duyduklarımdan sarhoş oldum. ben sarhoş oldukça onlar gururlandılar. en güzeliyse gece bitiminde muhtar hanımefendinin beni bu sikik hayatın zorluğuna karşı gösterdiğim idealleri yaşatma cesaretinden dolayı kutlamasıydı..şimdi bunu kendime hatırlatmak iyi geldi.
dün başka bir arkadaşımın daha yaptığı budalalıkları öğrendikten sonra özellikle.

ihtiyacım var.

yarın keyifli bir akşam olur ümidindeyim.. bakalım.

cumartesi günü konuştuğumuz karlı tepeler gezisi olursa şayet keyifli olacağa benzer. yolda saplanır kalırsak bir yerlerde daha da keyifli olur. kadıköy e gelirken onu düşündüm. biraz adrenalin lazım, donmadığımız müddetçe tabi. malum uzun yol.
mangalı, alkolü, müziği kar da bir yandan, düşüncesi bile güzel yahu.
ayarlayabiliriz umarım. doğa ve kar, gömülür bir daha gelmem geri!

uykum geldi yine.
kahveyi içtim yine uykum geldi!
karpuzlu votka istiyorum.

istanbul
hosting