|
26 Ocak 2010, Salı
saat: 01:30
oraya gitme demedim mi sana? seni yalnız ben tanırım demedim mi? demedim mi bu yokluk yurdunda hayat çeşmesi benim? bir gün kızsan bana, alsan başını yüzbin yıllık yere gitsen dönüp kavuşacağın yer benim demedim mi? demedim mi şu görünene razı olma demedim mi sana yaraşır otağ kuran benim asıl. onu süsleyen bezeyen benim demedim mi? ben bir denizim demedim mi sana. sen bir balıksın demedim mi, demedim mi o kuru yerlere gitme sakın. senin duru denizin benim demedim mi? kuşlar gibi tuzağa gitme demedim mi? demedim mi senin uçmanı sağlayan benim, senin kolun kanadın benim, demedim mi? demedim mi yolunu vururlar senin, demedim mi tövbeni bozarlar senin. oysa senin ateşin benim, sıcaklığın benim demedim mi? onu süsleyen bezeyen benim demedim mi? ben bir denizim demedim mi sana. sen bir balıksın demedim mi, demedim mi o kuru yerlere gitme sakın. senin duru denizin benim demedim mi? kuşlar gibi tuzağa gitme demedim mi? demedim mi senin uçmanı sağlayan benim, denin kolun kanadın benim, demedim mi? demedim mi yolunu vururlar senin, demedim mi tövbeni bozarlar senin. oysa senin ateşin benim, sıcaklığın benim demedim mi? saat: 01:42 'bilemezsin sana verecek bir armağanı ne çok aradığımı. hiçbir şey içime sinmedi. altın madenine altın sunmanın ne anlamı var. ya da okyanusa su. düşündüğüm her şey doğu'ya baharat götürmek gibiydi. kalbimi ve ruhumu da vermemin bir yararı yok. çünkü sen zaten onlara sahipsin. o yüzden sana bir ayna getirdim. kendine bak ve beni hatırla.' | ||
|
|
||