26 Ocak 2010, Salı
saat: 13:04


anakin bozması velet bana zorla dolaptaki fareleri göstermeye çalıştı, ben korktukça üsteledi, birini boynundan tuttuğu gibi yüzüme yapıştırdı. yavru kediye benziyordu aslında ama kulağımı ısırmasına engel olamadı sevimliliği. ısırıkla uyandım, saate baktım, 11.30'u gösteriyordu. o kadar geç olamaz diye düşünürken bu sefer tekrar uyandım. rüya içinde rüya. saat 8.28'di.

onu takip eden rüyalardan birinde alsancak iletişim kitapevi'ni üçe böldüklerini, zaten daracık olan dükkanın iyice bir kasvetli hale geldiğini gördüm. dükkandan çıkarken adama laf soktum dükkanı berbat ettikleri için, kıçına bile takmadı.

sonra bir kazaya şahit oldum. tam da hastanenin yanındaydım. oradaki bir işyerinde hastanın yakınları vardı, apar topar koştular yardıma. adam inatla yardım istemiyordu. sonra o tanıdığı göbek atmaya şarkı söylemeye başladı. iyileş birlikte böyle eğleneceğiz diyordu adama. zorla hastaneye soktular hastayı.

sonra uyandım, ev ışıl ışıldı resmen. güneş açmış pek güzel, karlar da ışığı yansıtıyor, pek bir aydınlık ortalık.

çıkıp ekmek alayım, aman n'ooolur n'ooolmaz !

günün şarkısı: oren lavie - a dream within a dream



saat: 13:16

veletin evi benim taaa 2. sınıfta çizdiğim kulüp binasına benziyordu.

istanbul
hosting