27 Ocak 2010, Çarşamba
saat: 10:07


püfff.. şimdi bu koskoca gün nasıl geçecek allaasen.. püff.. şimdi ben böyle saatler geçsin istiyorum ya.. ne yazık aslında.. belki öleceğim zaman "birkaç saat daha" diye yalvaracağım..

kahvaltımı yaptım.. pek doymadım ama zaten doymayayım.. kahvaltı tabağı.. domates, peynir, zeytin ve kızatmış ekmek.. kayıtlara girsin lütfen: 3 TL. yanına adaçayı. aslında normal çay içerdim ama şekeri kesemedim.. bitki ve meyve çaylarını şekersiz içebiliyorum..

bu öğlen yemeğe biraz erken çıkacağım.. öğlen annemle babam gelecek.. erdem davetiyeye gidip kardeşimin beğendiği davetiyeyi alacağız. ordan matbaaya.. derken işe tekrar geri :o(( neyseki kardeş evlilik izni diye birşey varmış. insan kaynaklarına davetiye kopyası yollayınca 2 gün izin veriyorlarmış.. :o))

bugün ayın 27si.. sevgilimi görmediğim 27. gün yani.. ayrıca babasının doğum günü. hesabımda kalan 40 TL'nin 20 TL'si ile kendime kontör alıp babasını aramalıyım. neyseki yarın maaş alıyorum.. hoş neyime yarıyorsa.. hepsini borçlara veriyorum gidiyor işte.. neyse.. hayat öyle ya da böyle devam ediyor.. ve para asla amaç değil, sadece araç.. ve bu araç için canımı sıkmayacağım. asıl canımı sıkan, bu aracın bazen işe yaramaması.. daha doğrusu ben insanları mutlu etmeye çalışırken, insanların böyle bir derdinin olmaması. ey insanlık sana söylüyorum, sevgilim sadece sen anla!!!

istanbul
hosting