27 Ocak 2010, Çarşamba
saat: 16:24


19 Ocak 2010, Salı
saat: 12:18 tarihinde yazılmaya başlanmış anca bu gün bu saatte tamamlanabilmiş aşk güncesi:))


şaşkın afallamış bakışlar...
tüm yorgunluğumu alan, gözlerindeki hayranlık ifadesi...
ilk an
tüm emeklere zorluklara değdiğini için için hissettim günce:))

yayında ve yapımda emeği geçen herkese başta görümcem olmak üzere menüde Gülçin,müziklerde Meaba,pankartta Onur ve beni destekleyen tüm arkadaşlarım ve yakınlarıma saygılar ve sevgiler:))

iki buçuk haftalık yoğun koşuşturma dün sona erdi:)))

alınacak hediye yapılacak pankart ortam süslemesi masa örtüsü mumlar sipariş verilecek yemek giyeceğim elbise gideceğim kuaför yaptırılacak saç modeli makyaj sofra düzeni alınacak tabak çanak dahil her şeyde yardım etti görümcem hatta kendi hazırladı bir çok şeyi:))


baştan başlamalıyım:)

hatta bi gün öncesinden...
eve geldim maske yaptım bazı kişisel bakım işleriyle uğraştım manikür pedikür vs vs...
yorgun bitap yattım uyudum..aslında uyumadım heyecandan hiç uyuyamadım:))

sabah saat 6 da kalkıp duş aldım ıslak saçla çıktım evden evet:)

iş yerine geldiğimde elimdeki çantada; iki tane elbise, siyah ve mavi olmak üzere yerini almıştı:))
içeceklerimi hazırdı birer kadehlik şarap ve 70 lik rakı:)) romantik gece için seçim komik olmuş demeyin sevdiceğimin canı istemiş napalıımm:)

velhasıl kelam bekar evinde şarap kadehi olamayacağından kadehlerimi evden götürecektim önceden almış olduğum siyah servis tabakları ve kaseler görümcemin dolabında gizli kuytularında geceyi bekliyorlardı:)
unutmuşum.. şarap kadehlerini almayı:(
iş yerine geldim fılddıırr fıldıırr şarap kadehi soruyorum kabul bi hastanenin laboratuarında şarap kadehi aramanın mantığı yok ama geyik olsun işte:)) derkeeenn davut abi al işte burda dedi
şaka mı yapıyor diye baktım yüzüne ama değilmiş:)) iki tane(tam ihtiyacım kadar yani) şarap kadehini elime veriverdi öldük gülmekten:))

şarap kadehlerimi koydum çantama diğer malzemelerin yanına:))

işten çıktım hooopp dolmuşa ama nasıll bir yağmur var günce izmirimde anlatılmaz... ıslanılır:)))

dolmuşta aradığım görümcem muhteşem haberi verdi evde alper ve babacığımız bir güzel yayılmış oturuyorlarmış...

ah dedim bitti bu iş:(((

gülçini aradım zırladım acccuk... neyse vardım eve...

gittiğimde karşılaştığım manzara muhteşem eğlenceliydi:))

Alper mutfağa hapsolmuş gökçe salonda bağırıyor:)

babası da panik halde bir odadan diğerine koşturup hazırlanyor:))

sevgilimin sadece yemek yiyeceğimizden haberi vardı tabi:))

gökçe beni odaya sokmuo diye şikayet etti siz napıyosunuz demeyi de ihmal etmedi:)))

yok canım bişeeeyy diyip hoopp gökçenin yanına daldm


masayı uzun uzadıya anlatmalıyım günce...

aldığım açık krem masa örtüsü üzerinde kırmızı sopalı kalpler bir bardağın içinde kırmızı kumaş kalpler masa üzerinde gelişi güzel yayılmış kırmızı küçük mumluklarımızn içinde iki beyaz mumumuz yerleştirilmiş yanlarına beyaz kalp mumlarımız eklenmiş...

siyah tabaklarımız görüntüyü mükemmelleştirip o sofrayı şahane bir sanat eseri haline getirmişti..


baba çıktı evden yüzüne bile bakamadım adamın... niye???
kovmuş çünkü Gökçe hanım babayı evden:PP hadi demiş sen git...
sende git:)))

neyse efendim Alperi içeri sokmadan devam ettik süslemelere:)) yine birlikte aldığımız kalp şeklindeki süsü yere koyup içine üç beyaz mum ile ortasına koaman kırmızı mumumuzu yerleştirdik. Alperin evden çıkmasıyla birlikte bizde fırladık...

hoooppp balıkçıya, dolmuşla giderken biz sevgilimde yürüyerek oralardaki nadir kafelerden birine gidiyordu hala hiç bişey anlamadığına bahse girerim:)))
tazecik balıklarımızı seçtik yine dolmuşa binip kuaföre gittik:)
ben kuaförde maşanın tamamlanmasını beklerken görümcelerin bidenesi tansaşa meze almaya gitti:)) yaprak sarması rus salatası ve patlıcan ezmesi Gülçinim tekrar teşekkür ediyorum:)))

saçlarım biterken kuaförümle deriiiin(!) bi sohbete başladık:))

dayanamadı makyajımı o yaptı heheheh saçlarıma bvayıldımmm ama günce şöyle maşa yapılıp yandan hafifçe toplandı öyle güzel oldu ki:))
makyajımda harikaydı:))
kısacası çok beğendim kendimi ukalaa modd:)))

sevgilime telefon edip eve geçtim kırmızı mumları kapıdan girişe kadar dizdim:)))

balıkçıyı aradım sipariş daha gelmemişti:))

sevgilimi aradım biriyle konuşuyordu biz yokken eve girmesin diye anahtarını elinden almıştım günce:)))

eve geldi sonunda...

giyinip hazırlanmıştım kapıyı açtım elinde telefon vardı...

kayınvalidem oyalamış telefonda saolsun:)))

iyi eğlenceler diyip kapattı telefonu annesi ve evet... şaşkın afallamış bakışlar:)))

tğm çabalara tüm koşuşturmacaya değer diyebileceğim o 10 saniye...

muhteşem bi gecenin ilk dakikaları...

içeri aldım ıslanmış üşümüştü ellerini tuttum öptüm dudaklarından hoşgeldin sevgilim dedim...

şaşkın şaşkın gülümsedi...

bu ne şimdi böyle dedi...

güldüm...

hayattan çalınmış bi gece olsun istiyordum:)
içeri girdi masaya baktı mumları yakmıştım ışıklar kapalı ama tüm salon ışıl ışıldı...

masamız muhteşem görünüyordu...

ama ekmeğimiz yoktu günce:))) unuttuğuma inanamayarak sevgilimi ekmek almaya gönderdim:)) o gider gitmez çorbayı yaptım çok komikti :)))

balıklarımız geldi...

siparişi getiren çocuğun yüzündeki ifade çok komikti...
düğüne gider gibi süslenmiş bi kadın kapıyı açıyo ve ablıkları alıyo:))

kesin manyak bu ddmiştir:)))

yağmurdan ve bakkallardaki ekmek kıtlığından geciken sevgilim geldiğinde herşey tamamen hazırdı:)))

çorbayı o gittikten sonra yaptığıma inanmadı:)
kaynar kaynar önüne koyuncada güldü:)))

"aşkım neler yapmışsın böyle" derkenki hali gözümün önünden gitmiyor:)

çorbalarımızı akıllı uslu hafif yanarak içtikten sonra şaraplarımızı koydum lab.ta bulduğum kadehlere:)

müziklerimizi çalmaya başladık(mea saygılar)
hediyesini verdim:)


"e bu ne şimdi" dedi:))
"bu geceden bişey kalsın istedim"dedim:))

kırmızı kadife kutudaki bir çift kol düğmesi:)
bence zevkli bi seçimdi:))

"şaşırdı ne gerek vardı ki" dedi
bi de "ben sana bişey almadım" diyebildi:))

"e aşkım zaten senin bişeyden haberin yoktu ki" diince hak verdi:))

balıkları servis yaptım mezeler masada beyaz kaselerin içindeydi zaten:))

şaraplarımızı bitirdik:))

rakılarımıza başladık:)

"neler yapmışsın böyle güzel sevgilim" dedi bütün gece:))

beni çok beğendi:)))
heheheh bende beğenmiştim kendimi:))

saat 21,20 civarı kapı çaldı aaa kapıcıdır herhalde dedim:))
oysa kapıyı çalan
dışarı koyduğum pankartları almaya gelen Gökçeydi :)

yok yok bişeye ihtiyacımız yok dedim
kapattım kapıyı:))

sonra...

hadi dedim hava almaya balkona çıkalım:)

pankart kaldıran bi karartı:))(sembolik onur)

ben okuyamadım sevgilim okumuş yaklaş dedim ayaklı pankart yaklaş:))


"benimle evlenirmisin?"


kahkalar cevapsız kaldı sorum o anlık:) aşkımın şok olmuş hali ve sonunda bu gecenin nedenini anlamış olan bakışları:))

içeri aldık donmuş ayaklı pankartımızı:))

o bizi yalnız bırakmak için diretirken zorla oturttuk soframıza :) gülüştük anlattık yaptıklarımızı baştan beri şaşırdı sevgilim:))

"hadi annem söylemez ama Gökçe bunu bana nasıl söylemezsin doğru düzgün bişeyler giyerdim saçımı başımı düzeltirdim en azından" demesine güldük biz:))

"e ne dicektim abi Siral sana evlenme teklif etçek mi dicektim":)))

gülüşmeler:))

dibine kadar mutlu bi çift:) eğlenen ve bu işe büyük emek harcamış bi genç kız eğlenceli keyifli bi ortam:))

görümcem odasına kapattı kendisini:))

çıkmadı bütün gece:))

sevişmelerimiz bile başkaydı inan günce...
özlemim benim... canım sevgilim:)

geceyi bitirirken ki halimiz evet komikti gece 2.30 civarı ve halıflekse dökülmüş mumları kazıyan mutlu çift:))

ve biterken yaptığımız gereksiz konuşma:))

seviyorum seni sevgilim hemde çok...

haa sorumun cevabı mı :)

zorlayarak aldım:))

önce"aşkım biliyorsun zaten cevabını"
olmaz duymam lazım
"tabi ki evet minik begonyam"

:)))


ve destansı gecenin sonu arkadaşlar:))

ertesi gün iş yerinde sürünen ben:)

yine de değerdi be güncem:))



istanbul
hosting