|
27 Ocak 2010, Çarşamba
saat: 19:21
Ağzımız bozulmuş; "işlem yapmak, rızası olmak, haiz olmak, meğer ki" kullanmaksızın cümle kuramaz olmuşuz. Ders çalışmaktan beklenenin aksine zeka seviyesi düşmüş; "kardan keşideci, kardan tacir" espirileri yapılmış. Çok da eğlenilmiş. Bilgisayarımız sapıtmış. Tek bir pencereyi açmak otuz iki saatini almaya başlamış. Filmler birikmiş. Üzerinde düşünülecek tek şey kovuşturma evresinin ne zaman başladığı olunca beyin yeni bir problem yaratmaya çalışmış. Aklımda bir sürü saçma sapan, zamana bırakılması gereken çelişki var. Yolda gelirken onu düşündüm. Evet Duygu, güzel güzel uzun uzun düşünüp iyi etmişsin ama zamana bıraksan göreceksin dedim. Canımız kah jelibon çekmiş, kah çikolata çekmiş, kilo almışız. Sigara tüketimi artmış. Uyku düzeni bozulmuyor artık, sabahlamadım hiç. Artık sabahlayacak kadar son ana bırakmıyorum. Günü gününe de çalışmıyorum ama yetişiyor bir şekilde. Kısacası hafiften "hayatımız kaymış", insan olmak için uzun bir 4 haftamız var. Şu an içinse elimizde Hidria Spacefolk var. Kendimizi zevkle ona bırakıyoruz. | ||
|
|
||