|
29 Ocak 2010, Cuma
saat: 21:02
melankolik bir ruh hali sardı sebebsizce. mutsuzluk hakim odama yine. sırtımı dönük olduğum yatağımdan, eski sevgililerimle sevişen hayallarimin sesini duyuyorum. banyoda gül yaprakları dolu küvet, mumlar, ve kırmızı şarabın kokusu hala burnumda.. geçenlerde bi arkadaşla konuşuyordum, "sabahları yalnız uyandığıma değil ama, onun yalnız uyanmadığını bilmek beni mutsuz ediyor" dedi. durdum.. düşündüm.. hayatımda en büyük yer bırakan kızı düşündüm. o yumuşak ses tınısını duydum tekrardan. zaten ne zaman aşk deseler hep o aklıma gelir.. sahi üzerinden kaç beden geçti? 1..2..5.. evet 5 beden geçmiş.. öncesini saymıyorum bile. yıla vurursak 26 ve sadece "aşk" ın karşılığı o bir kişide. çocukluğumuzdandı biraz hoyratlığımız. olgunlaşmamışlıktı. ayrılık mazeretleri saçma sapandı belkide, ya da tam tersi çok gerçekçiydi. ama sıfırdan yeniden tanışsak, eminim ki her şey çok farklı olurdu. neyse saçmalıyorum yine. konuşmaya ihtiyacım vardı sanırım. sana patladı günce... al dinle benden güzel bir şarkı sana. | ||
|
|
||