30 Ocak 2010, Cumartesi
saat: 15:44


yolun hikayeye dahil oluşu


yolun kahince ve tuhafça fısıldamaları.

yol kadının dilinden konuşuyordu.

yarının cümlelerini şimdiden kuruyoruz. her gün bir harf gibi beliriyor ufukta. gün bitiminde avucumuza düşüyor sessiz. her birimiz ana fikrimizi örmekle meşgulüz. kaç harften oluştuğundan çok hangi ana fikrimiz öne çıkıyor. bazen bir harf bile yetiyor her şey olmaya. hatta belki de tek harfe indirgeme çabası bütün bu yürüyüşler. yolun neresine baktığınızla alakalıdır yürüyüşünüzün nasıllığı. ayak uçlarınıza bakmakla gördüğünüz son noktaya bakmanız yola karşı sorumluluğunuzu değiştirecektir. yol aynı yol değildir. çünkü yolcu aynı yolcu değil. yola tek çıktığınızı sansanız da içinizde sayamayacağınız kadar kalabalıksınızdır. attığınız her adım ya çoğaltacaktır sizi ya azaltacak. yorgunluğunuz da buna göre değişecek. bazen bir adım atmak bin adımdan daha yorucudur. nasıl çıktığınız ve nasıl devam ettiğiniz sizin yol maceranızı reng
ine kadar belirleyici olacaktır.

beni hesaba katmalısınız. dedi yol

saat: 16:43

bir yaprağın düşüşünün sesi kadar gerçek değildir hiç bir öykü.

rüzgarın yönü değişti. her yola biri çıktığında rüzgar bunu haber ediyordu adama.böyle anlaşmışlardı. o haber getirecek adamsa içinde rüzgar büyütecekti.
gözlerini her açışında rüzgarı dinlerdi. içinde biriktirdiklerini görmek için. her şeyin sesten ibaret olduğu bir dönemi vardı varlığın. her varlık mutlaka o dönemine uğrar öyle gelirdi. kulağımız daha yakındı bu yüzden ilk hale. gözse sürgünlüğün nimetiydi.





istanbul
hosting