31 Ocak 2010, Pazar
saat: 16:36


Bir zamanlar mektup vardı, hatırlar mısınız?
Özlemek vardı, sevgi vardı. Postacı geldiğinde yüreğimize bir heyecan çökerdi. Üzerinde adımız yazılı zarfı açarken gözlerimiz gülerdi . Birden duygulanırdık, belki de iki damla yaş süzülürdü yanaklarımızdan. Birini severdik, belki de onun için her şeyi göze alıp Dünya'nın öbür ucuna gitmek; 10 dakika bile olsa onu görmek isterdik. Her şeye değerdi, belki de onu bir kez daha görmek için yaşardık farkında olmadan!!!
Ya şimdi???
Facebook'muş, MSN'miş, SMS'miş ...
Bunlar mı sevginizi gösteren, hani? Sizler özlemlerinizi kaybediyorsunuz haberiniz yok . Sanal alemde gördüğünüz ben, ben değilim işte. Rengimi gördünüz mü? Sesimi duydunuz mu? Özlediniz mi beni?
Ben özledim, o eski gerçek sevgiyi özledim. Siz facebook başında onun bunun resimlerine yorum yaparken, biz zamanında rüyalarımızda adınızı sayıklardık. Bitirdiniz işte, mutlu olunabilecek tüm güzellikleri bitirdiniz. Özlemek nedir hiç düşündünüz mü? Siz hiç birini özlediniz mi? Acıyorum, şimdiki çocuklar mutluluk nedir hiç bilemeyecekler ve bunun sebebi sizlersiniz. Facebook , MSN gibi sanal alem oyuncağına insanlığınızı teslim ediyorsunuz. Hiç mi aklınıza gelmedi neden insanlar gün geçtikçe birbirlerinden uzaklaşıyor; siz sanal alemde, hele de Facebook'ta ilkokul arkadaşlarınızı bulduğunuzu sanıyorsunuz ama aslında onları hayatınızdaki en kuytu yere atıyorsunuz, gerçek olmayan kara bir kutunun içine.
Bir düşünün, neden şimdi ben bunları yazdım??? Teknoloji insanları uzaktan birbirleriyle görüştürür, hapishane ziyareti gibi; ve sizlerde bununla yetinmeye başlarsınız. Teknoloji zamanla mutluluğunuzu satın alır, buna bir an önce dur diyelim...

Bir gün ölürseniz, cenazenize MSN'den katılmasınlar !!!