31 Ocak 2010, Pazar
saat: 23:40


Ne dusunuyorum biliyor musun? Sen bu evden cıktıgından beri yaşadıgım şeyi dökemediysem kağıda; bunun tek sebebi bu kadar kirli birşeyi şiirselleştirmek istemememdir.
Kelimelerle susleyip,olmadıgı birşekilde onurlandırmak istemiyorum yaşananları....
Aslında benim durdugum yerde durdugunda duydugun savunma; "senin o kadınla benden önce tanışman benim suçum değil" ile başlar "sevdiğin şeyler için mücadele etmelisin" ile devam eder...
Ama bence en gerçekçi olanı şu; hayatta senden öte birşey yok benim için.... o yuzden sen mutlu ol diye yururum ateşin üstünde..gel dediğinde gelir , git dediğinde gider ama gizli gizli kal demeni beklerim...üstelik hiçbirzaman "kal" demememe ihtmalini de sindirir, çekerim sineye..
Bütün acılı aşk şarkıları anlam kazanır sayende,yaşanmamış herşey çığ gibi yığılır,yaşanmış "yasak" anılarımızın yanına... o ufacık anılar kocaman olur, her biri aslında olmadığı şeyleri ifade eder oynattıkça tekrar tekrar zihnimde...yaşanmamışlarsa asılı dururlar hava da canımı yakarlar..
İsmini hem gizlemek isterim tüm dünyadan,aynı anda herkes bilsin isterim tenimden teninin geçtiğini...
Sen bilmezsin ;
ben koltukda yanında otururken elini öylece sırtıma attıgında benım yerımden kıpırdayamadıgım için butun vucudumun kıtlendıgını...ve bence degdıgını....
Konusurken hıcbırzaman gozune bakamadıgımı,sana baktıkça daha cok asık oldugumu o yuzden bakmaktan odumun koptugunu...
Sana sarılabılmek ıcın senın uyumanı bekledıgımı ve ılk fırsatta kendımı sıkıstırdıgımı kollarının arasına...
Defalarca uyanıp gercekten yanımdakının sen mı oldugunu kontrol ettıgımi ve ardından mutlu uyudugumu...
İçtigin cola kutusunu sakladıgımı... hatta abarttııgımı bıraktıgın kul tablasının hala mutfakda bekledıgını...
Bunları yapan birinin hala aynı çarşaflarda yattıgını belirtmeye de gerek yoktur bence...
Bir söz var ya; hiçbirşey için geç değildir anlamına gelen... aslında doğru değil! Hayatta bazı şeyler var ki;o an mudahele etmen gerekir,biten bir arkadaşlığı heran kurtaramazsın,iki taraf içinde doğru anı yakalamak ve ustunden cok suların akmamasını sağlamak gerekir...
Baska bir kadına giden bir adamı kendinle kalmaya ikna etmek için de dogru anı bulmak gerekir işte,fazla geç olmadan...ustunde jartıyer kombinezonla yatakda yatarken mı yapmak gerekır, yoksa sacların dagılmıs makyajın akmıs gozyasları ıcınde kapının onunde yıgılmıs aglarken mı... bilemiyorum senın ıcın dogru an nedır?
Bildigim şey şu;bazen bazı şeyler için geç kalabılıyorsun,nolur nolur ben geç kalmıyayım sana "kal" demek için...ne olur bunu dıyecek gücü buldugumda içimde dogru zaman olsun...
Nolur ben olayım seni mutlu edecek kadın....bırseyler hısset elımı tuttugunda, benım gozumden gor kendını,anla bendeki anlamını...
Yazdıklarıma bak işte....nasıl saçmalar oldum,nasıl hayaller kurar oldum... sen bulutların ustunde tahtında oturuken tum ulaşılmazlıgınla yoktu boyle hayallerım.. ama inince yeryuzune, evimden geçince kokun, benım havlumu kullanınca dustan sonra... farklı oldu işte....




istanbul
hosting