|
04 Şubat 2010, Perşembe
saat: 11:15
güllük, aşkın özgür halini özledim. çok mu beylik bu laf? olsun. salla. bak sahiden. böyle rahatlıkla yerden havalanabilmeyi, gözümden çıkan ışıklarla etrafı aydınlatabilmeyi, görünce "kim ne der" diye düşünmeden boynuna atlayabilmeyi, öpüp sarılabilmeyi işte bunları özledim. böyle aşık olmak istiyorum yeniden. yok bebeğim hayat aşksız geçmiyor işte. manası yok gibi geliyor. her daim aşık olunmalı di mi? vakit kaybı evladım boş geçen zamanın. birinin mutluluğunu düşünmeden geçirdiğin zaman, birini düşünüp mutluluktan çıldırmadığın zaman yazık zaman... şu durumunda benimki dah açok kederlenmek oluyor. işte sanırım bundan sıkıldım. aşk dediğin şey böyle olmamalı di mi? aaah! fak! artık uyurken dişlerimi sıktığımı anladım zira çok acıyorlar ve yaralar var iç yanaklarımda. bi de kollarımı çok kaşıyorum sanırım yine uyurken. deri atmaya çalışan yılan gibi oldular... yok. bu gün mutlu değilim. yüzüm hiç gülmüyor. ve güldürmek için de bir şey yaptığım yok. ama güzel arkadaşlarım var benim güllük. çok güzeller hemde. kalabalık ama samimi bi kalabalık bu. çok var. çok varmış şimdi anlıyorum. ama iyi ki varlar. yüzüme bi bakınca neler olduğunu anlayabilen güzel dostlarım. ayh bak çok arabesk oluciiiim şimdi. öf yok şarkı! bok dinle hatta bok ye! | ||
|
|
||