|
04 Şubat 2010, Perşembe
saat: 13:56
hımbıl kelimesinin ne anlama geldiğini noktamdan virgülüme kadar hissediyorum şu birkaç haftadır.bir hikaye yazmaya başladım bide baya garibime gidiyo.yani benim hiç yazmadığım türde bişey.ve hep minik odamda, kendimle saatler gerçirmemin ardından, camdan bakarak düşüncelere dalmamın sonucunda hikayenin başına oturmuş buluyorum kedimi.hikayem dünyada yalnız kalmış bi kızın hikayesi. ve sadece arada onunla konuşan bir ses var ve hiç gün doğmuyo falan falan... ama sanırım o dünyaya kaçıyorum düşüncelerimden.yada o dünyada bulmaya çalışıyorum sorunlarımın çözümlerini. hangi sorunlardan bahsediyorum? sevgilim var,dostalarım var istediğim üni.de istediğim bölümde okuyorum.biraz züürtüm ama sigara alabildiğim sürece sorun yok.babam var.sağlıklıyım.güzelim vs. ee hani sorun? mükemmeli ararken iyileri kaçırdığımı anladım artık.elimde ne varsa onla yetinmem gerektiğini,ama daha fazlası içinde mücadele etmem gerektiğini çoktan fark ettim.ama iş aşka gelince böyle olmuyo.nasıl bi ilişki içinde olupta hayalimi araybilirimki? hemde artık sadık kalmayı öğrenmişken.zorla! masum,şirin küçük kızı oynuyomuyum yoksa derinlerden söküp dışarımı vuruyorum? yoksa o umursamayan ve anlık zevklerden ciddi haz alan sürtüğümü derinlere itiyorum? hangisiyim ben? ikisi birden yürümüyo denedik bunu.biri olmak istediğim diğeri bensem eğer,hangisi hangisi acaba? yıllardır cevapsız kalmış soruma hoşgeldiniz. hangisinin kazanmasını gerçekten istiyorum ve hangisi için savaşıyorum? ne çok bilmiyorum. öf. | ||
|
|
||