|
07 Şubat 2010, Pazar
saat: 02:02
Bir Gözlem, Bir soru Bu seferki gözlem konusu kendim Ne zaman neşeli olsam, mutlu olsam, içim kıpır kıpır, fıkır fıkır,şapır şupur olsa geliyor, bütün neşe mi, heyecanı mı, mutluluğumu alıp gidiyor. Adını duyman yeterli, ya da aklıma düşmesi... Böyle durumlarda, yüzümde yine o amcık gülümseme oluyor, gözlerimde hüzün, ruhumda soğukluk. Seviyorum Lan seni diye haykırmak, zaten bildiği duygularımı yine yine yine söylemek istiyorum. Bir gün karşısına çıkacağımı büyük harflerle söylemek istiyorum. Bir zamanlar hayallerinde yokum diye sızlandığını, yüzüne bi tokat gibi çarpmak istiyor düşlerim... Ancak söyleyemiyorum... Susmayı da öğrendim.Herşeyin güzel olacağına dair bir ses verse hislerim çoktan haykırırdım. Gel gör ki hislerim hep ondan yana bana karşı... Kadın soba sıcaklığında olmalı, yeri geldi mi yakacak, yeri geldi mi mayıştıracak.Gürül gürül yanacak. İliklerini ısıtacak ancak yakmaya yeltenmeyecek. Bilecek yakabildiğini ancak yakmamak için çabalayacak ve bildirecek sönerse soğur herşey.(iki yıldır ısınamayan bir herifin kadın benzetmesi bu kadar olar (: ) Soğuk bir bedene sahip olmak hiç de hoş değil ve soğuyan bir ruha. Soğuk bir beden ve ruhu kabullenecek bi dişi bulunur belki, peki ya bir kalbi başka biri dişiyle paylaşmayı kabullenecek bir dişi bulunur mu? Sen hiç bilmezsin nasıl yaşlanır severken insan Sen istersen yüreğim ay ışığında geceye masal olur sen istersen bu gök boyanır bu mavi hep kalır sen seversen bu yürek havalanır bir çift kanat olur sen gidersen, gözlerim parçalanır bana hangi tarafım kalır | ||
|
|
||