|
07 Şubat 2010, Pazar
saat: 16:21
Niye insan birisinden uzaklaşmak,anısını silmek,onun için üzülmemek gerektiğini anlamak için başına bir bela ya da direk sağlığının tehlikeye düşmesi gerekir? Yani hiç ölmeyecekmişçesine yaşamanın ne kadar boş olduğunu neden ölüme yaklaştığımız anlarda anlarız? Herkesin en fazla bir liralık(bir kurşun fiyatı) bir can taşıdığını anlamamız için kaç kurşun yememiz gerekir? Ben bunları çok önce yaşadım. Artık var ya amaaannneeeyyyyy :D Yalan olm bunlar sonsuz aşkmış yok efendim sonsuz sevgi falan :D Kandırmayın birbirinizi de kendinizi de. İnsan birisini kendi çıkarları,kendi canı tehlikeye düşünceye kadar sevebilir. Ha onu korumak için kendini tehlikeye atar. Ama hiç kimse birisini kaybettikten sonra ya da ayrıldıktan sonra bir ömür boyunca onun anısını taşıyamaz. İnsanın doğasına aykırı çünkü bu durum. Yani hiç kimse diyorum bak,her canlının en temel içgüdüsü yaşamını devam ettirebilmektir. Mesela kızla çocuk ayrılmışlar,aradan 6 ay geçmiş kız diyor ki yaz boyu görmedim ya sanki yok gibiydi benim için,yani birşeyleri özlüyordum yine ama sanki o hiç olmamış gibiydi,hayal gibi geliyordu. Bu cümleyi 6 ay boyunca çocuğun arkasından zırlayan kız sarfetti. Ben şahidim. Hiç de öyle ayy o kız sevmemiş çocuğu bence bıdı bıdı falan deme günlük. Demek ki neymiş yeğen? İnsan birisine ihtiyaç duyar,ve bulunduğu ortamlardan en iyi adayı seçer. Buna sen ne dersen de :) Kısmet? Kader? Aşk? Sevgi? İhtiyaç? Hormonal coşku? Eğer o insan ile tanışmamıl olsaydın,başka bir yerde bir başkası olacaktı o kişi yerine :) Yani sadece orada bulunduğunuzdan dolayı berabersiniz. Benim fikrim budur. | ||
|
|
||