08 Şubat 2010, Pazartesi
saat: 01:39


Ve bi subat gecesi hikayeler anlatılır.
hikaye dedigime bakmayın.sadece bi özet aslında.fazla detaycı.fazla sıkıcı olmadan (:

Belkide dunyaya dogmadan önce seçme sansım verilse gene onları seçebilcegim iki insanın ortak bi mamulü olmak beni her zaman diger insanlardan daha cok şanslı gördügüm yanım olmuştur.
yalnız ve güzel ülkemin ege taraflarında dogup oranın havasını suyunu cigerlerime damarlarıma doldurarak
kalın kalın romanlar yazıcagım istanbula gelme zamanı gelmişti artık.
güzel ve olması gerektigi gibi bir aile ortamında yetiştikten sonra hala süregelen okul hayatına adım attım.idolüm olan teomanında benim okudugum sıralarda bir zamanlar okumus olması garip bi keyif verir ne zaman düşünsem.herneyse 4.sınıfa geldigimde taparcasına sevdigim hamdiye hocam okuldan ayrılınca,okul degiştirmek zorunda kaldım.aslında bunda bi hayır vardı.
evet evet okula ilk geldigim gün hafif balık etli cok tatlı bir varlıga asık olmuştum.
evet o benim ilk aşkımdı.adı seçil.ona açılmam ilk olmasınında vermiş oldugu bi ürkeklik bi utangaclıkla epey uzun sürmüştü.neyse ortaokul zamanlarım seçille geçti ilişki bazında.
mutluydum o zamanlar. ama dünya degiştikce ergenlige adım attıkça düşünceler degiştikce anlasamamaya basladık ardından ayrılık geldi.
kalbimdeki ilk çizik ordandır.

okul bitti.liseye geçiş döneminde unutuldu gitti.lise dönemi daha cok amerikan pastasını andıran genclik hikayeleri dolu. birsürü dişi gelip geçti.hayata dair kayda deger birşey yoktu.sadece tozpembe dünyamda yaşıyordum gülerek eglenerek.

ve işte o tozpembe dünyanın bittigi an
17 yasındaydım.
acı bi telefon.
cocukluk arkadasım gamzem artık yoktu.15 yıldır.hergun nerdeyse yüzünü görmeden günü bitirmedigim gamze yoktu artık yeryüzünde.
içime büyük bi korku ve o kadarda büyük bi üzüntü serpiştirdi bu soguk ölüm.

ama alışıcaktım alışmalıydım.ölenle ölünmüyor ve hayat devam ediyordu.

lise yılları bu olayın gölgesinde kalmıştı aslında.artık içim dısım bir degildi.
içim ağlıyordu yavastan.
dışım gülüyordu.

ama taaki 2004 ocak ayına kadar.
karlı bi aksam arkadaşlarla kartopu oynarken tesadufen tanıstıgım o kız içimi öyle bi güldürdüki benim.
karlar kraliçesi aslıydı o.
belki yıllarca adını sayıklayıcagım,asla ulasamıycagım,ama hep deli gibi sevicegim kızdı.
ne olucagını nerden bilebilirdimki.tanıstık konustuk. her gördügümde içime düşen ateş
yüzümdeki o yavsak gülümseme
hiç bitmicek sanırdım.2 sene boyunca yapmadıgım sey kalmadı onun için
ama pişmanmıyım diye sorsan
hayır derim cok rahat bir şekilde.

onuda bir gecede sevdigim gibi 2 senenin sonunda kendim baslattıgım bu ateşi içimde bir gecede izmirin sahilinden denizlere bıraktım.

gercekten orda bitmişti.

ve bir subat günüydü yıl 2007
balans ve manevrayı seyrederken.gene acı calan bir telefon.
ihtiyar.
dede.
oda gidenlerdendi.
yıkılmıştım
dalgakıranım yoktu artık.

buna gercekten hala alıştıgımı söyleyemem!.

herneyse onun yoklugunda öyle kötü şeyler olurken
gene karsıma bu sefer tuğçe cıktı.
gercekten iyiligine inandıgım birisiydi o.öyle şeyler yaptımki onun ugruna.yapılmıyacak fedakarlıklardı hepsi.ama degermiydi.degmeliydi ya.olmalıydı.
izmir artık daha güzeldi.istanbuldan nefret bile ediyordum onun için
hersey güzel giderken

gene acı bir telefon.
6 yasında bir melek göçtü gitti bu dünyadan
meryemin büyüdügünü görememek o kadar acı vericiydiki

yeni kitaplar cıkar okuyamazsın
yeni filmler cevrilir seyredemezsin
cok sevdigin sarkıyı dinleyemezsin
insan bunlara alısır bi şekilde
ama onun buyuyüsünü izleyemicek olmak
nasıl bi ateş düşürüyo insanın içine bilirmisin

ben bunun acısını tuğçeyle aşmıstım gercekten başarmıstım.
ama kördüm görmüyordum.ask gözümü kör etmişti
içindeki ihanetini göremedim onun.
ve birgün patlak verdi.
neden ona en basında güvenemedigimi bana cok net bir şekilde gösterdi.

tekrar eski hayatıma döndüm.büyük catlaklar var.artık yokolanlar var.

bir cok dostum var.
hele birkaçtanesi cok özeller.

yeterde artar bana.

bunlar bana ne kazandırdı.
2 3 kere asık olmuşsun bisürü olay geçirmişsin.hatta tomarla tek gecelik ilişkin olmuş.kullanıp attıkların olmuş kullanılıp atıldıklarında..

ne ögrendin.

ne ögrendim biliyomusun.

bu hayatta iki önemli şey var.

balans ve manevra

bunları her zaman cok iyi ayarlamak lazım.
gerisini akısına bırak.

büyüdükçe acılan yaralar kabuk baglıyor çünkü
kanamıyorlar birdaha.

buda böyle bi hayat hikayesi.

sanmayınki üzgünüm suan.

deliler gibi mutluyum.

gamzem,meryemim ve ihtiyarın ruhları her zaman benimle.

ve tanrım bana bagışladıgı her nefeste beni aslında ne kadar sevdigini hep söyler gibi

yüzüme güler gibi..

biliyorum tanrım
bende seni seviyorum


(:




volkan kaçar:*

istanbul
hosting