|
09 Şubat 2010, Salı
saat: 05:32
Zamanlar ölmekte; yitmekte kahrından, yitirildi diye bütün sevmeler ve sevişmeler… Ve sessizlik hakimdi canlılığa dair olana ve olmayana. Yasak sevişmeler rutubetlendirmekteydi sokak aralarını ve hakimdi sessiz iklimsiz bir rüzgar tozlanan yaşamların iliğine. Yarıp geçmekte düşünceler düşünceleri etten bir mekanizmada.Savurmakta benliğini gelip geçen fırtınalara. Bir akordion akmakta iç kulağa öteden;özlem yağmurlarının eksilmediği bir gurbetçi kahvesinde,.voltalar atmakta gurbetçinin isyanı, dar sokakların ıslak kaldırım taşlarında,sonra sıcak bir hava çıkmakta paslı kapısından, ardından bir adım sesi ve ölümler kovalamakta şizofren düşüncelerin efendisinin adımlarının geçtiği sperm kokulu eşcinsel odalarının kapısında,korkunun tanımını arıyor kanlanmış gözleriyle bulsa atomlarına ayıracak ve izin vermeyecek hiçbir bedende can bulmasına. Bir his var ediyorum bedenimde bir his ki yaşamayı seven yaşamı yorumlayan sanki hep bir gizem arayan. Bir his var ediyorum bir deli bir anlamsız ve ahlaklılığın derbederi olan. Ve bütün dünya duygularını, çağırmakta kuru iklimsiz topraklarına düşüncelerle sulamakta filizlensin diye mezarlıklarına ölümlerine ölmelerine serpiştiriyor duygu tohumlarını bilmekte ki yaşamlar doğar ölümlerden. İstilalar başlıyor yaşama varlığın dış dünyayla olan sözcük köprüsünden. Sözcükler akın etmekte farklı kıtalardan uzak memleketlerden ve sevişmekteler bir kıtadan başka bir kıtaya geçiş yolunda. Sözcükler doluşmakta kentlere. Sözcükler ki farklı dillerde farklı renklerde binlerce yıllık bir ritim uyumuyla dürtmekte kulakları ve anlatmakta yaşanan fakat yaşama yakışmayan bütün yaşanılmışlıkların. saat: 05:40 Melodiler yükseliyor melodiler… melodiler diyor ki susun, susun kurşun sesi hoş değil durdurun tank sesine kulak vermeyin parçalayın tankları… helikopterler o kadar da masum kuşlar değiller ya da uçaklar, kırın kanatlarını… renkler ötüşüyor karanfil diyor ki ben kırmızıyım ölümün değil yaşamın rengiyim… mavi bir diğer uçtan sesleniyor evet evet ben barışın rengiyim… gökyüzünü sis kaplamasın izin vermeyin bırakın mavi kalsın gökyüzü… yeşil sesleniyor postallara renk veren ben değilim beni suçlamayın... rengimi çalan postallardan geri alın rengimi özgürlüğüne kavuşturun... | ||
|
|
||