10 Şubat 2010, Çarşamba
saat: 00:49


beklenilen
beklediğimdin sen
ateşti tenin dokundum,bilmeden
yandım içli,içli sönemedim
sabahlara uyandığımdın sen
güneşe bakıp gördüğüm
dışımda tutamadığım,içime alamadığımdın!
vazgeçemediğim,yeterince sevemediğimdin sen
tutkumdun,gözünde aşkı bulduğumdun
yanlış zamanda yazlış adamdın
yanlışlıklar olmasaydı
en büyük yaram olurmuydun..
cevabı olmayan sorulardı aşk
adın gelince aklıma zamanın durduğu adam
uykuyu unuttuğum sesinde
gündüzüm
gecem
aklım
fikrim
öfkem
kavgam
seviştiğim
savaştığım
nefretim
hayalim
....
ben darmadağın senden vazgeçeceğim günleri bekledim
unutmak için insanlar tükettim
hoyrat,umursamaz
sabırsız..
dün gibi,geçen zamana inat yaşananlar
senin unutmuş olabilme ihtimalin deli ediyorken beni
ve biliyorken unutmadığını
özledim
özledim
sen adımı sesli söyleyemeyerek
ben acı sözlerle
özledik
şimdi yıllar sonra sesini duymak
yıllar sonra sesinle hıçkırıklara boğulmak
yanlış zamanda söylenemeyen onca doğru kelime!
söyle adam terk edilişle dolu terk edemeyişimin şarkısınımı özledin
...
adımı söyleyişin hasretle
sanki daha önce hiç söylememiş gibi
sahi nasıl sesleniyordun bana?
kendimin karşısına geçip susuşlarımı dinliyorum
kendimi izliyorum
hüzünlü bir aşk sahnesi
aşk tan arda kalan
acı
sızı
sen gamzelerime gömülmek isteyenim
sen dudağımda ki tebesümüm
kalbimde ki derin yaram
tenimde ki alev
ellerine dokunamadığım
gözlerine bakmadığım
sensiz yaşamaya alıştığım!
son kez

Vakit tamam, seni terk ediyorum
Bütün alışkanlıklardan öteye
Yorumsuz bir hayatı seçiyorum
Doymadım inan, kanmadım sevgiye.

Korkulu geceleri sayar gibi
Birdenbire bir yıldız kayar gibi
Ellerim kurtulacak ellerinden
Bir kuru dal ağaçtan kopar gibi.

Aşk sabitti gülse hiç dermedik
Bul kendine kuytularda hadi dal
Seninle bir bütün olabilirdik
Hoşçakal gözümün nuru, hoşçakal
Hoşçakal canımın içi, hoşçakal
Hoşçakal iki gözüm, hoşçakal.

Vakit tamam seni terk ediyorum
Bu incecik bir veda havasıdır
Parmak uçlarına değen sıcaklık
İncinen bir hayatın yarasıdır.

Kalacak tüm izlerin hayatımda
Gözümden bir damla yaş aktığında
Bir yer bulabilsem seni hatırlatmayan
Kan tarlası gelincik şafağında.

Ölümse korktum savaşsa hep kaçtım
Vur kendini korkularda hadi al
Sen bir suydun sen bir ilaçtın
Hoşçakal canımın içi, hoşçakal
Hoşçakal gözümün nuru, hoşçakal
Hoşçakal iki gözüm, hoşçakal.


istanbul
hosting