|
10 Şubat 2010, Çarşamba
saat: 02:10
blog yazılarındaki etiketleri bizzat kendime uyarlasam herhalde bir tek "pamuk tüccarı" yazmazdı. lakin artık ufak puntolarla da olsa yazıyor ve üzerine tıkladığında "doğal, organik ürünler" ile ilgili bir makaleye ulaşıyorsun. anlatayım anlatayım.. bir beyin fırtınası hmm belki de kasırgası yaşadığım günlerden birinde world of good'da gezinirken rusların yaptığı el işi biblolara denk geldim. neden ben de burada yer almayayım, benim neyim eksik gibi düşünürken ne pazarlayacağımı seçmeye çalışıyordum. kapalıçarşı halılarına el atarsam kazıklanır mıyım, porselen yollarsam kırılır mı, tavla setleri kaç kg tutar gibi çetrefilli düşünceler içinde tam kayboluyordum ki özüme döndüm. ve parıldayan bir fikirle atıldım yola. capitalism oynarken en sevdiğim olay mevcut piyasaya nereden giriş yapılacağına kafa yormaktı. bu sefer fazla kafa yormadım, herkesin yaptığını farklı bir şekilde yapmaya çalıştım ve bu da başarılı oldu. her zaman kar elde etmiyorum bu işten ama artık piyasada bir yerim var ve tanınıyorum. ufak tefek zararına yaptığım satışlar bana daha büyük artılarla geri dönüyor. ortalamayı önemsediğim için tek bir işlemin getirisi götürüsüne pek bakmıyorum. işin sırrı burada saklı diyebiliriz. ve şu an dünyanın 4 bir yanından sipariş alıyorum. en son mayın tarlasında ticari işbirliği anlaşması imzaladım. israil jetleri evime bomba yağdırırsa şaşırmam, acımadı ki acımadı ki der, el bile sallarım. arabın biri aleykum selam'ın başına va yazmadığım için beni azarladı. "i'm not good at religious things yahu." dedim ve azılı bir müslüman yankee olduğumu anladım. bu gerçekten çok tehlikeli! | ||
|
|
||