12 Şubat 2010, Perşembe
saat: 00:02


" önce hiç bişey yolunda gitmemeye başlar..
neye elini atsan kurur, kırılır, paslanır. işlemez. binbir zorlukla uğraşıp, ağırlıkları karşısında omuz darbeleri ve çeşitli desteklerle açtığın kapılar; ufacık bi rüzgarda kapanır en şiddetlisinden, en gürültülü şekilde. herkes başarısızlığın için uğraşır, başaramadığın her an kar kalır hayata. ezilirsin, büzülürsün, bilemezsin: ne yapsan, nasıl yapsan.. bütün cevaplar uçuşur beyninin kıvrımlarında, bütün pratik zekan kaybolur bi anda. kalakalırsın..
ne düşünüceğini bilemezsin ya da ne düşündüğünü..
acıkırsın, yemek yiyemezsin. açlıktan miden bulanır ama en ufak bişey yeme düşüncesi daha da çok mide bulandırır. süzülürsün. herkes zayıfladığını söyler ama sana göre hala göbeğinle guiness rekorlarını kırma şansın büyüktür.
biri "neyin var?" dediğinde cevabın boğazında düğümlenen gözyaşı olur. susarsın. ne anlatıcağını bilemezsin. ne bilirsin ki zaten şu koca dünyada ufacık beyninle? üzülürsün ancak ve ancak. söyleyemezsin..zaten soranlar da formalitelerini gerçekleştirirler bıyık altı gülümsemeleri arasında"neyin var" derken. gerçekten açsan ağzını anlatsan, kaçı dinler seni? ne anlatmaya gücün var artık, ne de öğrenmeye sorunun cevabını..
içmek istersin sana seni unutturacak ne varsa.. etrafındakiler intiharın eşiğinde, intihara meyilli ya da intihar etmekte mütemadiyen. katılmak istersin bazen bu güruha. neden çırpınıyosun ki daha çok battığını göre göre.. yaşama alışkanlığı seninkisi. nerden kazandığın belirsiz, yaşadığını sanma sanrısı..
zevk almak bi zamanlarda kalmış hoş bi anıya dönüşür hayattan. dokunsalar ağlayacak bi insana dönüşürsün zamanla ama kimse dokunmaz bile sana. o kadar kopuk, bu kadar başı boş ve bi o kadar da gereksiz tüm benliğin, bencilliğin. umursarsın ama neyi umursadığını bilemeden - belki de hala yaşadığını kendine ispatlamaya çalışmaktayken, ne dersin?
kötü görünürsün,ne kadar düzeltmeye çalışsan da tipin kaymıştır adeta.işe yaramaz. omuzların çökük, başın önde, soluk benizin ve ruhunun yorgunluğunu anlatan gözlerin. gülmekten çok uzak, gülmemekten yorgun gözlerin..
beklersin, bişiler düzelir gibi olursa bilirsin ki çok daha beterinin öncesinde şöyle bi kandırıyo seni hayat. kanmazsın artık bu küçük oyunlara, katılmazsın. mızıkçılıksa kimisine göre; evet kesinlikle! ne enerjin var çünkü yaşamaya, ne dinamizmin gece yarılarına kadar eğlenmeye..
bunalırsın, uykunda bile, rüyalarında bile. hiç bişeyin düzelmediği apaçık ortadadır..
çıkış yollarını kaçıralı kilometreler olmuştur ve bilmediğin bi yolda avare yürürsün, kafası bi dünya olmadan yaşayamayan tinerciler gibi. beynindeki milyonlarca sorunla, ne düşündüğünü bilmeden, ama sadece düşünerek ve asla çözüm üretemeyerek.."

istanbul
hosting