|
12 Şubat 2010, Cuma
saat: 03:09
hayallerimi bu kadar büyütmeseydim yitirdiklerim hep oyunlarımda kalırdı ve gerçekten bilmezdim acısını gitmelerin ve her aşk kaybolan oyuncakları olurdur oynadığım oyunların. arnavut kaldırımlı yollarda yağmurlu bir gün hayal etmeseydim ve saymasaydım adımlarımı ıslak sokaklarda ve asla dinlemeseydim adım seslerimi ve her sokak köşesinde aramasaydım seni ve belki de duymasaydım asla sesini içimde kurduğum oyunların bir gerçeğinin yaşanabileceğine inanmazdım. ve kendi küçük evimde gözbebeklerim boyutunda pencerelerden yolunu gözlediğim sen olmazdın sen asla olmazdın kurduğum hayallerin ortasına ağır bir leke gibi düşen sen olmazdın dinlediğim çocuk şarkılarını içimden söküp alan ve yüreğimin tam ortasına sigara külü kokulu ağır hüzünler eken bir sen olmazdın hayallerimi bu kadar büyütmeseydim ağladığım yalnızca yağmur korkusu olurdu gök gürültüsünden ürkerdimi kaybetmekten değil şimşekten ürkerdim, yitirmekten değil ve ağladığım yalnızca yağmur kokusu olurdu hayallerimi başkalarına satmasaydım birazını ona birazını şuna azını da sana paylaştırmasaydım ve her gelene hoşgeldin demeseydim ve hayallerime ihanet edip başkalarına boyatmasaydım yeni günün gökyüzünü ve oyuncaklarımı paylaşmasaydım bu kadar ölmüş olmazdım düşlerimde ve geceleri bu kadar koyu olmazdı o zaman. izlediğim çizgi filmler büyümez yitirdiklerimi özlemezdim. çünkü hayallerimi bu kadar büyütmeseydim asla yitirmezdim. belki bir kaç oyuncak araba bir iki de kuru boya olurdu üzüldüklerim pırasa saçlı bebeğime ağlayabilirdim belki belki de yeni bir oyuncak isterdim. alırdım da. hayallerimi bu kadar büyütmeseydim, hayatımda istediklerim benimle olurdu. kahverengi bir ayı bir küçük araba bir iki fincan takımı, çizgifilm yapbozlarıi kuru boyalar, legolar... ama şimdi oynayacağım hiç bir oyun tek kişilik değil ve istediklerim raflarında satılmıyor büyük marketlerin. hayallerim benim kalsaydı, seni en sevdiğim oyuncağım çizer, biraz ağlar, aldırır, yanımdan hiç ayırmazdım. ama sevgi, ama kalbin öyle değil hayallerimi büyütmesem bunları bilmezdim hayallerimi büyütmesem içimdeki oyunları yitirmezdim. hayallerimi büyütmesem, her istediğimin beni istemeyebileceğini bilmiyor olurdum gözlerim kapalı, bisikletime biniyor yapraklarla konuşuyor kuşlara laf atıyor olurdum. bir köşe de, geçen her ana, gözünü kapayan insanları, hüzünle sayıyor değil... hayallerimi büyütmeseydim, yarım akan zamanların esiri olmazdım. insanın kendisini affetse dahi, zamanın hiç bir ihaneti affetmediğini bilmiyor olurdum. ve saygının, kişinin kendisine olan saygısının yitirilebilir olduğunu, asla öğrenmemiş olurdum. | ||
|
|
||