12 Şubat 2010, Cuma
saat: 22:44


bugün hava yumuşaktı. stop. ben beşiktaşa gittim. stop. beşiktaşa yağmur yağdı. stop. bazen yazmaya başlarken her cümlenin peşisıra gelen bir tereddüt, utangaç bir boşluk.. bunları anlatmaya değer kılan ne var? içeriğin yavanlığını, kırık hayalleriniz, gösterişli betimlemeleriniz ve mağrur yalnızlığınız ile mi süsleyeceksiniz? hisleri körelmiş bir anne gibi kendime kızıyorum, hisleri bilenmiş bir çocuk gibi içime kaçıyorum. gözlerimi örtüp inancımı beslemeyi bir öğrenebilsem. anneannemle dedemin başucumda tuttuğum aşk mektupları da zaten anlaşılmak için değil inanmak için var. o yüzden artık pek okumuyorum. dışarısı kokusuz ve bakışsız, adsız bir kala balık. orta doğu ve balkanlarda bırak bir kelebeğin kanat çırpışını fırtına çıksa burdan esintisi duyulmuyor. kıtalar gibi kopuk, okyanuslar gibi, ucu ucağı olmayan bir yalnızlık. sanki adım sahipsiz kalmasın diye yaşıyorum.

istanbul
hosting